Ümit Kıvanç: Dilek'in annesinin savurduğu terlik yüzünüzün bulunması gereken yerde patladı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Dilek’in hayattan koparıldığı anın hemen sonrasının çığlıklarla dolu boşluğunu sindirmek, Pazar günü için başarılabilir hedef değil. Pazartesi için de. Salı için de…

Bizi niye öldürdüklerine dair kafamda soru işareti olmadı hiçbir zaman. Buna rağmen, Ankara’da parçalanmış bedenlerin, can çekişenlerin, onlara yardıma koşan dehşete düşmüş insanların üzerine devletin niye gaz attığını, bir tek, ama bir tek polisin dahi yaralı taşırken görüntüsünün olmayışını bu ülke vatandaşına bile reva göremiyorum. Çünkü bunu nasıl yapabildiklerini anlayamıyorum.

Örgütlenmiş alçaklığı kavrayamıyorum.

İslâm’ın bütün insanlığa ne söylediğine ayrıca bakabiliriz. Lâkin, muktedir zevatın bundan ne anladığından artık şüphemiz yok. Şudur: İstediğini öldürebilirsin!

Elinize geçirmiş olduğunuz, sınırsız ve tükenmez görünen güçle, ne halt etseniz boyun eğdiremeyeceğinizi bildiğiniz herkesi birer birer öldürebilir veya topluca katledebilirsiniz. Kürt şehirlerini topa tutup, boşalttırıp toplama kampı ve garnizon haline getirebilirsiniz. “Oradan çekilmeyeceğiz!” gibi, “işgalciyiz” manasına gelen itiraflarla kendinizi rezil edebilirsiniz.

Ve -kesin bilgi!- utanmazsınız.

Dilek’in annesinin savurduğu terlik yüzünüzün bulunması gereken yerde patladı, haberiniz yok. Hissetmeyişiniz yüzsüzlüğünüzden.

Ümit Kıvanç’ın yazısı