Yani bilim insanları ve Thunberg gibi aktivistler ‘iklim krizi’ne dikkat çekerken, bazı enstitüler de onların bilimsel savlarına karşı şüphe yaratıyor. Bu enstitüleri kurup besleyenler de fosil yakıt alanında çalışan şirketler dersem, konu daha iyi anlaşılır.
Dolayısıyla medya şarlatanlığa hevesli olmayan bazı bilim insanlarına itibar etmeli. Okur da doğrulama platformlarına da başvurup, panik pompalayanlara kulak tıkamalı. Bilimi takip edeceğiz ama bilimin de istismar edilebileceğini hiç aklımızdan çıkarmayacağız. Şüphe tüccarlarından da, cehalet biliminden de uzak duracağız. Zahmetli iş ama sadece böyle akıl sağlığımızı koruyabiliriz.