Ümit Akçay: IMF'nin pozisyonu halen mevcut güç ilişkilerinin bekçiliğini üstlenmekle sınırlı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

IMF iklim stratejisi ile iklim krizi ile mücadele için finansman sağlamayı vaat ederken, bu desteklerin çoğu yeni borçlar şeklinde olacak. Bu durum, Küresel Güney ülkelerinin dekarbonizasyon hedeflerine ulaşmasını zorlaştırabilir. Dahası, yeni borçlar bu ülkeleri yeni bir borç döngüsüne hapsederken, bu ülkelerin borçlarını ödemek için gerekli kaynakları sağlama kapasitesini de kısıtlayabilir.

IMF’nin borç yapılandırma süreçlerindeki olumsuz tutumunu düşündüğümüzde bu tutumun iklimle ilgili politikalara etkisinin, Küresel Güney ülkelerinin sosyal altyapı ve iklim kriziyle mücadele için gerekli yatırımları yapmalarını sınırlayıcı nitelikte olduğunu görebiliriz. IMF’nin bu tutumu, sadece ekonomik ve sosyal refahın önünde bir engel oluşturmuyor, aynı zamanda iklim kriziyle mücadelenin de etkisiz hale gelmesine yol açıyor.

Başa dönersek, IMF’nin Mali İzleme raporunda kamu borcunu kontrol altına almak adına önerdiği mali disiplin stratejileri, iklim krizi ve sosyal eşitsizliklerle mücadele için gerekli olan yatırımların önünde bir engel teşkil ediyor. Bu esasında yeni bir bilgi değil, ana akım yeşil dönüşüm önerilerinde tipik olarak görülen bir çelişki. Temel mesele şu: Güncel güç ilişkilerinin devamını savunan bir ekonomi politikası çerçevesi mi, yoksa çoklu kriz konjonktüründen toplumsal refahı önceleyerek çıkmayı amaçlayan bir politika çerçevesi mi etkili olacak? Son Mali İzleme raporundan da anlaşılacağı gibi IMF’nin pozisyonu, halen mevcut güç ilişkilerinin bekçiliğini üstlenmekle sınırlı.

Ümit Akçay’ın yazısı