Uğur Dündar: Devlet hastaneleri birçok yönden alarm veriyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Olgular, gereken önlemlerin acilen alınmaması halinde, yakında başta İstanbul olmak üzere ülke genelindeki devlet hastanelerinde çocuk doktoru bulmakta zorlanacağımızı gösteriyor.

CHP İstanbul Milletvekili ve KİT Komisyonu üyesi Ali Gökçek, geçtiğimiz günlerde açıklanan Tıp Uzmanlık Sınavı (TUS) yerleştirme sonuçlarında İstanbul’un birçok hastanesinde çocuk sağlığı ve hastalıkları kontenjanlarının boş kalması üzerine, konuyu Meclis gündemine taşıdı.

Gökçek, Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’ya yönelttiği soru önergesinde, “Bugüne kadar uygulanan yanlış sağlık politikalarının karşımıza çıkardığı bu vahim tablo konusunda Sağlık Bakanlığı hiç vakit kaybetmeden gereken tedbirleri almalı, hekimlerin, uzmanların yıllardır dile getirdiği sorunlar süratle çözüme kavuşturmalıdır” dedi.

CHP’li Ali Gökçek önergesinde şu vahim tespitlere yer verdi:

“Geçtiğimiz günlerde açıklanan 2024 1. Dönem TUS sonuçları incelendiğinde, İstanbul’da birçok hastanede çocuk sağlığı ve hastalıkları kontenjanlarının boş kaldığı görülüyor. İstanbul genelindeki hastaneler için açılan çocuk sağlığı ve hastalıkları kontenjanlarının yarıdan fazlası boş kalmış, örneğin Bağcılar, Ümraniye, Samatya, Haseki, Okmeydanı gibi önemli Eğitim ve Araştırma Hastanelerimizin açtığı kontenjanlar hiç tercih edilmemiştir!

Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde açılan 30 kontenjanın 28’i, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’nde açılan 15 kontenjanın 13’ü, İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi’nde açılan 10 kontenjanın 9’u, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde açılan 16 kontenjanın 12’si, Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde açılan 15 kontenjanın 12’si boş durumdadır.

Yüksek tazminatlı davalar, bir türlü önü alınmayan sağlıkta şiddetin günden güne artması, hekimlik mesleğini itibarsızlaştıran söylem ve eylemler, hekimlerin ekonomik ve özlük haklarının iyileştirilmemesi, bu tablonun başlıca sebebidir.

Uğur Dündar’ın yazısı