Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin yaptığı bir araştırma, Türkiye’de toplumun yüzde 45’inin, yolsuzluğun dört yıl öncesine göre daha yaygın olduğunu kanısına sahip olduğunu ortaya koydu.

Avrupa ve Orta Asya’daki 42 ülkede gerçekleştirilen ‘2016 Küresel Yolsuzluk Barometresi’ araştırmasına göre dünya çapında yolsuzluğun çok ciddi boyutlarda olduğuna dikkat çekilirken, Türkiye’deki bulguların da dünyadaki verilerle benzerlik taşıdığının altı çizildi.
Buna göre Türkiye’de toplumun yüzde 45’i yolsuzluğun dört yıl öncesine göre daha yaygın olduğunu düşünürken, yolsuzluk konusunda iyileşme kaydedildiğini savunanların oranı ise yüzde 29.
Yüzde 62’ye göre yürütme yolsuzluğa karışıyor
Siyasal kutuplaşmanın yolsuzluğa dair algılarda önemli bir rol oynadığına işaret edilen araştırmada, toplumun yüzde 41’i hükümeti yolsuzlukla mücadele konusunda başarılı bulurken, yüzde 41’lik bir kesim ise hükümeti bu konuda başarısız buluyor.
Katılımcıların yüzde 62’si yürütmenin tüm kurum ve kurum temsilcilerinin yolsuzluğa karıştığını düşündüğü belirtilen araştırmada, “Bu kurum ve temsilcilerin yolsuzluğa karışmadığını düşünen yüzde 19’luk, fikir beyan etmek istemeyen ise yüzde 20’lik bir kesim bulunuyor” denildi.
Hükümetin yolsuzluğa karıştığını düşünenler yüzde 67
Araştırmada milletvekilleri yüzde 67, hükümet yetkilileri yüzde 66, yerel yönetim temsilcilerinin de yüzde 66 oranında yolsuzluğa karıştığı vurgulanan araştırmada, toplumun yüzde 58’inin din görevlilerinin de yolsuzluğa karıştığını düşündüğü belirtildi.
Araştırmada, şu ifadelere yer verildi: “Yolsuzluğun en yoğun olduğu kurumlar sorulduğunda katılımcıların; yüzde 41’i hükümet yetkililerine, yüzde 40’ı Meclis’e, yüzde 39’u vergi dairelerinde çalışan kamu görevlilerine, yüzde 38 yerel yönetim temsilcilerine, yüzde 38 yürütme erkine, yüzde 36 yargı erki temsilcilerine, yüzde 35 özel sektör yöneticilerine, yüzde 33 dini liderlere, yüzde 32 ise polise işaret etmektedir.”
Rüşvet her alanda yaygın
Sosyal hizmetlere erişim konusuna da değinilen araştırmada, son bir yılda kamu hizmeti ve işlemleri sırasında yurttaşların yüzde 23’ü işsizlik güvencelerinden yararlanmak isterken, yüzde 20’si yargı süreçlerinde, yüzde 18’i devlet okullarında, yüzde 17’si diğer okullarda, yüzde 16’sı sosyal güvenlik sistemine dair haklarını kullanmak isterken, yüzde 12’si kamusal sağlık hizmetlerinde, yüzde 12’si iş ve işlemlerine ilişkin resmi belge talebi sırasında, yüzde 11’i trafik polisleriyle ilişkilerinde rüşvet ve usulsüz ödeme yoluna başvurduğu belirtildi.
Dernek tarafından yapılan açıklamada, “Yukarıda sayılan hizmetlerin en azından birine erişirken rüşvet verenler yüzde 18’lik bir dilimi oluşturuyor. Bu oran kurumsallaşmış demokrasilerle karşılaştırıldığında çok yüksek olduğu anlaşılıyor” dendi.