Tuğrul Akşar: Futbolun etrafında kurulan ekonomi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Coca-Cola mı futbola ihtiyaç duyar, yoksa futbol mu Coca-Cola’ya? Kısa vadede bakarsak, futbol dev organizasyonlarını finanse etmek için sponsorlara ihtiyaç duyar. Ama uzun vadede gerçek daha karmaşık:

Futbol, duygunun kaynağıdır.

Coca-Cola, o duygunun dağıtıcısıdır.

Kaynak olmadan dağıtımın anlamı yoktur ama dağıtım olmadan kaynak küreselleşemez. 

Bu bir bağımlılık değil; bu bir simbiyozdur. Ancak güç dengesi giderek değişmektedir. Çünkü bugün oyunun kurallarını yazan, sahadaki oyuncular değil; finansal aktörlerdir.

Hakem son düdüğü çaldığında soralım kendimize: Duygularımız kime ait? Çocukluğumuzda bir şişeyi paylaşırken hissettiğimiz şey gerçekti. Bugün aynı şişeyi tutarken hissettiklerimiz ise büyük ölçüde kurgulanmış olabilir.

Coca-Cola bize “Feel It All” diyor: her şeyi hisset. Ama belki de asıl mesele şu:

Hissettiklerimiz gerçekten bize mi ait, yoksa çoktan şişelenip satılmış duygular mı?

Futbol hâlâ dünyanın en güzel oyunu olabilir. Ama o oyunun etrafında kurulan ekonomi, artık sadece oyunu değil; bizim neyi, ne zaman ve nasıl hissedeceğimizi de yönetiyor.

Ve belki de artık sormamız gereken en dürüst soru şu:

Biz hâlâ futbol mu izliyoruz, yoksa duygularımızın küresel pazarda işlem gördüğü bir sahnenin parçası mı olduk?

Tuğrul Akşar’ın yazısı