Tekrar tekrar yaptıkları bu hata; Balyoz’da, Ergenekon’da, Oda TV duruşmalarında da gayet net biçimde göstermiştir ki, dayanışma yaşatır. Dayanışma tüm akışı tersine çevirir.
Hele iş Kürtlere geldiğinde dayanışma sadece mahkeme kapılarında ya da yargı süreçlerinde değil, bir literatür olarak tarihe bırakılacak şekilde ilmek ilmek işlenir. Cumartesi Anneleri ve mağdur ailelerin anlatımlarından Kürt edebiyatının eserlerine, türkülerine kadar bu aile dayanışmasının gücünü ve etkisini görürsünüz.
Artık küçücük çocuklar bile vâkıf; Ekrem İmamoğlu indirilmek istendi. Siyaseten tehlikeli bir rakip olarak görüldü, bu yok etme projesi kapsamında da onlarca belediye başkanı ile beraber, onlarla çalışan onlarca masum insan da mağdur edildi. Her bir mağdur en az üç mağdur daha doğurur. Analar, babalar, kardeşler, sevgililer, nişanlılar hep hesap dışı bırakılır. Oysa onların mağduriyeti faile olan öfkeyi tarihe taşıyacaktır!
Evet, bu iş hep böyledir. İlkin aileler yaşadıkları şokla bir dağılır, çaresizlik hissi ile kavrulur; ama hemen ardından bir örgütlenme meydana gelir ve bu duruş, içerideki siyasetçilerin söylemlerinden bile daha etkili bir hâl alır.
Dayanışma yaşatır! Boşuna dememişler bunu…