Depremden en fazla etkilenen illerde hizmet veren ve bölgeden yeni gelen aile hekimlerinin aktarımlarına göre halkın temel ihtiyaçları yeterli düzeyde karşılanamıyor.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aile Hekimliği Kolu (AHEK) Yürütme Kurulu’nun paylaştığı deneyime göre il, ilçe ve köylere göre farklılık gösterse de depremzedelerin ihtiyaçları henüz tamamen karşılanamadı.
6 Şubat’ta peş peşe meydana gelen ve 11 ilde 13,5 milyon insanı etkileyen deprem felaketinin yaraları sarılmaya çalışılıyor. Ancak özellikle bölgede kalan depremzedelerin karşılanmayan ihtiyaçları, kısa ve uzun vadede sağlık sorunlarına zemin hazırlıyor.
Aile hekimlerinin TTB Merkez Konseyiyle toplantılarında aktardıklarına göre sorunlar şöyle:
*Hatay merkez ve Samandağ ilçelerinde hiçbir aile sağlığı merkezi (ASM) çalışmıyor. 20 Şubat depremiyle bölgede faal hastane de kalmadı. Adıyaman’da merkez ilçede dört ASM kısmen çalışıyor. Kahramanmaraş’ta merkez ilçede yedi ASM çalışıyor. Elbistan’da iki, Afşin ilçesinde 12 ASM çalışıyor. ASM’lerin deprem güvenlik çalışmaları tamamlanmış, kendileri de depremzede olan ebe, hemşire ve hekimler çalışmaya zorlanıyor.
*Başta Hatay ve ilçelerinde, köylerinde halkın yukarıda belirtilen temel ihtiyaçları sınırlı düzeyde karşılansa da Sağlık Bakanlığı birinci basamak sağlık hizmetlerinin altyapısını kuramadı, koruyucu sağlık hizmetlerini sunamıyor.
‘Temiz ve kullanma suyunda hala sorun var’
*Gönüllü kişi ve kuruluşların desteğiyle poliklinik ve ilaç temini gibi tedavi edici sağlık hizmetleri veren küçük çadır dispanserleri olsa da birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerinin başta Hatay ve bağlı bölgelerde hiç sunulamıyor. Kahramanmaraş ve Adıyaman il merkezi ve ilçelerinde, Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde yetersiz, kısmen birkaç ASM üzerinden depremden 17 gün sonra sunuldu. İhtiyaçlar henüz tam olarak karşılanmadı.
*Çadır kentlerin çoğunda sağlık birimi yok. Olanlarda da poliklinik hizmetlerine daralmış bir anlayış egemen. Tüm etkilenen nüfusa yönelik koruyucu hizmetlere yönelik çalışma gözlenmedi. Oysa çadır kentlerde çadırların güncel olarak izlenerek durum tespiti yapılması (özellikle bulaşıcı hastalık vaka artışı ve hizmet gereksinimi saptama için), bebek-çocuk, gebe-lohusa izlemleri, bağışıklama çalışmaları, topuk kanı, kronik hastalık izlenimi, üreme sağlığı çalışmaları, çevre sağlığı vb. hizmetler deprem gerçeğinde sahaya çıkılarak verilmesi gereken hizmetler.
*Çadır kentler yanında, çadır kümelenmeleri ve ev önlerinde tek tek kurulan çadırlar nedeniyle mahalle ve köylerde saha hizmeti olağandışı koşullarda zorunlu. Bu hizmeti verecek diğer illerden deprem bölgesine gidecek gönüllü aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları. Bunu erteleyen ya da uygulamayan her türlü müdahalenin de birinci basamak sağlık hizmetlerinde ciddi yetersizliklere yol açması kaçınılmaz.
Aşağıda tespit edilen birinci basamak koruyucu sağlık hizmetleriyse verilemiyor:
*Bölgede temiz içme ve kullanma suyu halen sağlanamadı. Tuvalet, yıkanma, barınma, ısınma sorunları çözülemedi.
*Rutin aşılama programı, çok az sayıda ve yeteriz, bina güvenliği olmayan ASM’lerde, çok az bir nüfusa yapılabiliyor.
*Yeni gebe tespiti, riskli gebe izlemi, gebe ve bebek izlemleri yetersiz.
*Topuk kanı taramaları yapılamıyor.
*Tüberküloz hastalarının doğrudan gözlem tedavilerine dair çalışmalar yetersiz.
*Yaygın ve farklı sağlık sorunları yaşayan depremzedelerin birinci basamak sağlık hizmetlerine ihtiyacı var ancak karşılanımıyor.
*Depremzede halkın ve sağlık çalışanlarının güvenliği yeterli değil.
*Deprem bölgelerinden yakın illere ve bölgelere göç etmek zorunda kalanların yeterli, düzgün kaydı tutulamıyor.
Sağlık Bakanlığına acil çağrı
TTB aşağıdaki acil çağrı ve önerilerde bulundu. Hükümetin ve Sağlık Bakanlığının, başta TTB ve ilgili meslek odaları, sendikalar, dernekler ile işbirliği içinde:
*Deprem bölgelerinde yaşayan halkın barınma, ısınma, temiz içme ve kullanma suyu, gıda, tuvalet, yıkanma gibi temel ihtiyaçları henüz ölümcül salgınlar ve hastalıklar olmadan tam olarak sağlanmalı.
*Deprem bölgelerinin tamamında yeterli düzeyde birinci basamak sağlık hizmetlerinin verilmesi için çabaların artırılmasını, hızlı davranılmasını; geçici barınma alanları ve kırsal bölgeler dahil yaşam alanlarının olduğu her yerde bebek, çocuk, gebe aşılma izlemlerinin yapılması, topuk kanı alınması, kronik hastalıkların devam eden tedavilerinin karşılanması dahil her türlü birinci basamak sağlık hizmeti verilmeli.
*Çadır kentlerde çadırlar güncel izlenerek özellikle bulaşıcı hastalık vaka artışı ve hizmet gereksinimleri saptanmalı. Bebek-çocuk, gebe-lohusa izlemleri, bağışıklama çalışmaları, topuk kanı, kronik hastalık izlenimi, aile planlaması çalışmaları, çevre sağlığı hizmetleri deprem gerçeğinde sahaya çıkılarak verilmeli.
*Çadır kümelenmeleri ve ev önlerinde kurulan çadırlarda yaşayan halka, mahalle ve köylerde yaşayan halka yerinde koruyucu sağlık hizmeti verilmeli.
*Depremi yaşamış ve deprem bölgesinde çalışan aynı zamanda depremzede olan sağlık çalışanları göreve gelmeleri için zorlanmamalı. Deprem bölgesinde diğer illerden rotasyonla sağlık çalışanlarının görevlendirilmesi için çabalar artırılmalı.
*Deprem bölgesinde çalışan sağlık çalışanlarının hak kaybına uğramamalı, kendilerine ve yakınlarına gerekli yardımlar tam olarak yapılmalı.