ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya telefon görüşmelerinde İran konusunda ‘dikkatli olmazsa yalnız kalabileceğini’ söylediğini belirtti.

İran, Lübnan’a saldırıları nedeniyle dün (7 Haziran) İsrail’e füze saldırıları düzenlemişti. Bu saldırıları önlediğini duyuran İsrail de İran’a karşılık vermişti.
28 Şubat’ta ABD/İsrail saldırısıyla başlayan savaşta 8 Nisan’dan bu yana ateşkes vardı. Dün başlayan İran’ın saldırıları ateşkes süresi boyunca İsrail’e ilk saldırı olarak kayda geçmişti.
Trump dün İran saldırısının ardından “Füzelerinizi fırlattınız, bu kadar yeter. Masaya geri dönün ve bir anlaşma yapın” demişti. Bugünse Truth Social hesabından şöyle yazmıştı: “İsrail ve İran ateş etmeyi derhal durdurmalı.”
Bugün Hem İran hem İsrail saldırıları durdurduğunu açıkladı. İran, Lübnan’a saldırıların durdurulması konusunu da şart koştu.
‘Tek başına kalabileceğini söyledim’
Trump, İsrail’de yayın yapan Kanal 12 televizyonuna konuştu. Netanyahu’yla son 24 saatteki telefon görüşmelerini anlattı.
Netanyahu’dan İran’ın füze saldırılarına karşılık vermemesini talep ettiğini belirten ABD başkanı, “Bibi’ye ne yapacağı konusunda çok dikkatli olması gerektiğini, aksi takdirde çok yakın bir zamanda İran karşısında tek başına kalabileceğini söyledim” dedi.
İsrail’in İran’a saldırılarından ‘son dakikada’ haberdar edildiğini vurgulayarak buna rağmen ‘saldırının kapsamını sınırlandırmayı başardığını’ söyledi.
‘Beş ülke İsrail’in saldırılarını durdurmasını istedi’
ABD ile İran arasındaki arabuluculuk çabalarına katılan beş bölge ülkesinin, İsrail’in saldırılarını durdurması için kendisine baskı yaptığını belirten Trump, İranlı yetkililerin de bu sabah Washington’la temasa geçtiğini anlattı.
Tahran yönetiminin İsrail’e yeni bir saldırı düzenlemeyeceğini duyurduğunu ve karşılıklı saldırıların durdurulmasını talep ettiğini de ileri sürdü.
Bu gelişme üzerine Netanyahu’yla yeniden telefon görüştüğünü söyleyen Trump, İsrail başbakanını saldırıları durdurma konusunda ikna ettiğini belirtti.
Trump ayrıca İran’la kapsamlı bir anlaşmaya varılmasının hala mümkün olduğunu ve Tahran yönetiminin de bu yönde bir istek taşıdığını ifade etti.