Trump: İran'a tek kuruş vermeyeceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, mutabakat metnindeki 300 milyar dolar taahhüdüne rağmen İran’a tek kuruş vermeyeceklerini savundu.

Man in a navy pinstripe suit and yellow tie stands on a grassy field, looking down with a serious expression.
ABD Başkanı Donald Trump

ABD ve İran, savaşı sonlandırmak için 15 Haziran’da anlaştı. ABD Başkanı Donald Trump dün (18 Haziran) Fransa’daki Versay Sarayı’nda, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da Tahran’daki ofisinde ‘İslamabad Mutabakatı’nı imzaladı.

Resmi imza töreni ve teknik görüşmelerinse bugün (19 Haziran’da) İsviçre’de yapılması planlanıyordu. Fakat İsviçre, toplantının iptal edildiğini açıkladı.

Trump, Truth Social’dan İran’la yapılan mutabakata ilişkin “Biz çaresizlikten masaya oturmadık, İran oturdu, işleri bitti” dedi.

İran’a ‘tek bir kuruş vermeyeceklerini’ iddia eden Trump, şöyle devam etti: “Savaş, İran’ı zayıflattı. Artık ne bir hava kuvveti ne donanması ne uçaksavar teçhizatı ne radarı ne de kayda değer başka bir şeyi var.”

Trump son olarak ‘İran’ın dört ay öncesine kıyasla daha güçlü olduğunu savundukları’ gerekçesiyle Demokratlara yüklendi: “Böyle bir şeyi söyleyip, yanlarına kar kalmasını hayal edebiliyor musunuz? İnsanlar ne kadar aptal olabilir ki?”

300 milyar dolar taahhüdü mutabakatta

ABD’li yetkilinin 18 Haziran’da paylaştığı mutabakat metninin altıncı maddesi şöyle:

“ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte İran İslam Cumhuriyeti’nin yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar ABD doları tutarında, kesin ve karşılıklı olarak mutabık kalınan bir plan hazırlamayı taahhüt etmektedir.”

16 Haziran’da Reuters’a (16 Haziran) konuşan bilgi sahibi bir kaynak da İran için ‘yatırımları teşvik amacıyla’ 300 milyar dolarlık özel fon hazırlandığını, bunun anlaşmada yer aldığını, tutarın yarısından fazlasının şimdiden taahhüt edildiğini öne sürmüştü.

ABD Başkanı Donald Trump aynı gün “ABD’nin İran’a 300 milyon dolar ödediği haberi Demokratlarca uydurulmuş sahte bir haberdir” dedi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, 15 Haziran’da İran’ın dondurulmuş veya erişimi kısıtlanmış varlıklarının serbest bırakılması ile savaşın yol açtığı zararların tazmini konularının anlaşmanın iki temel unsuru olduğunu kaydetti.

ABD-İran anlaşması

Arabulucu Pakistan’ın başbakanı Şahbaz Şerif, 15 Haziran’da, 28 Şubat’tan bu yana savaşan ABD ve İran’ın barış anlaşmasına vardığını duyurmuştu.

İslamabad Mutabakatı adlı anlaşmayı hem İran hem ABD tarafı doğrulamıştı.

İki tarafın ‘Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonları derhal ve kalıcı olarak sona erdirdiğini ilan ettiğini’ aktaran Şerif, imzaların 19 Haziran’da İsviçre’de atılacağını açıklamıştı.

Peşinden Trump, Truth Social hesabından İran’la anlaşmanın tamamlandığını “Herkese tebrikler” diyerek duyurmuş ve şöyle yazmıştı:“Hürmüz Boğazı’nın ücretsiz açılmasını, aynı zamanda ABD donanması ablukasının derhal kaldırılmasını tam olarak onaylıyorum. Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın.

Diğer yandan İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, “Trump’ın anlaşması bizi bağlamaz, İsrail, ABD’nin bir sömürgesi (tebaası) değil” demişti

İsrailli Yedioth Ahronot gazetesi de Netanyahu’nun telefonda Trump’a “Lübnan’a ilişkin maddeler bizi bağlamaz, saldırılara devam edeceğiz” dediğini yazmıştı. Gazete, haberi adı açıklanmayan İsrailli yetkililere dayandırıyordu.

Dün (18 Haziran) Trump Fransa’daki Versay Sarayı’nda ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da Tahran’daki ofisinde ‘İslamabad Mutabakat Zaptını’ imzaladı. 19 Haziran’da İsviçre’deki programınsa akıbeti şu an için net değil.

ABD ve İran, anlaşma öncesi 10-11 Haziran’da karşılıklı saldırılar düzenlemişti.

İsviçre: ABD-İran görüşmesi iptal edildi

ABD-İran anlaşması: JD Vance’in İsviçre seyahati ‘şimdilik’ ertelendi

Hamaney anlaşmaya temkinli yaklaştı: Farklı bir görüşteydim

Kalibaf: Hürmüz Boğazı asla eski koşullarına dönmeyecek

ABD ve İran anlaştı: İmzalar 19 Haziran’da İsviçre’de