İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Hürmüz Boğazı’nın savaş öncesi statüsüne dönmeyeceğini, uluslararası kurallar çerçevesinde sunulacak hizmetler karşılığında gemilerden ücret alınacağını söyledi.

İran devlet televizyonuna konuşan Kalibaf, ABD ile varılan mutabakata ilişkin soruları yanıtladı.
“Savaşın ortasında bir paylaşım yapmış ve ‘Hürmüz Boğazı artık asla eski koşullarına dönmeyecek’ demiştim. Bugün de aynı görüşteyim.
Biz uluslararası hukuk çerçevesinde hareket edeceğiz. Uluslararası hukuka göre boğazlara kıyısı bulunan ülkelerin hem hakları hem de yükümlülükleri vardır. Bu haklardan biri de sundukları hizmetler karşılığında diğer ülkelerin ücret ödemesidir.”
Mutabakatın imzalanmasına rağmen ABD’ye güvensizliğin sürdüğünü belirten Kalibaf şöyle konuştu.
“Nihai bir anlaşmaya varılsa ve hatta bu anlaşma Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla onaylansa bile yine de güvenilir değildir.”
Metinde bahsi geçen İran’a ödenecek 300 milyar dolar savaş tazminatının ‘yeniden imar ve ekonomik kalkınma’ ifadeleriyle yer aldığını belirten Kalibaf şöyle devam etti:
“Mutabakat metninde üstlendiğimiz her yükümlülük, ‘adım karşılığında adım’ ilkesi temelinde kabul edilmiştir. 13’üncü madde de tam olarak bu esasa göre düzenlenmiştir. Buna göre, ABD yükümlülüklerini yerine getirmezse, biz de herhangi bir adım atmayacağız.”
ABD-İran anlaşması
Arabulucu Pakistan’ın başbakanı Şahbaz Şerif, 15 Haziran’da, 28 Şubat’tan bu yana savaşan ABD ve İran’ın barış anlaşmasına vardığını duyurdu.
İslamabad Mutabakatı adlı anlaşmayı hem İran hem ABD tarafı doğruladı.
İki tarafın ‘Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonları derhal ve kalıcı olarak sona erdirdiğini ilan ettiğini’ aktaran Şerif, imzaların 19 Haziran’da İsviçre’de atılacağını duyurdu.
Pakistan başbakanı daha sonra ABD ve İran’a ‘diplomatik çözüm bulmaya bağlılıkları’; Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar’a ise arabuluculuğa katkıları nedeniyle teşekkür etti.
Peşinden Trump, Truth Social hesabından İran’la anlaşmanın tamamlandığını “Herkese tebrikler” diyerek duyurdu ve şöyle yazdı:“Hürmüz Boğazı’nın ücretsiz açılmasını, aynı zamanda ABD donanması ablukasının derhal kaldırılmasını tam olarak onaylıyorum. Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın.“
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi’yse mutabakat metninin imza töreninden önce kamuoyuna açıklanacağını aktardı; sonra şu bilgileri paylaştı:
“İki heyetin başkanları, görüşmelerin gelecekteki düzenlemelerini belirlemek için müzakereler yürütecek. O zamana kadar, ABD tarafının savaşı sona erdirmek, ablukayı kaldırmak ve varlıkları serbest bırakmak konusundaki taahhütleri doğrulanacak.
60 günlük görüşmeler, ABD’nin bu taahhütleri yerine getirmesine bağlıdır. Anlaşmanın imzalanmasından sonraki 60 günlük sürede yaptırımlar, nükleer program ve ekonomik kalkınma mekanizması gibi konular müzakere edilecek.”
İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, “Trump’ın anlaşması bizi bağlamaz, İsrail, ABD’nin bir sömürgesi (tebaası) değil” dedi.
İsrailli Yedioth Ahronot gazetesi de Netanyahu’nun telefonda Trump’a “Lübnan’a ilişkin maddeler bizi bağlamaz, saldırılara devam edeceğiz” dediğini yazdı. Gazete, haberi adı açıklanmayan İsrailli yetkililere dayandırdı.
ABD ve İran, anlaşma öncesi 10-11 Haziran’da karşılıklı saldırılar düzenlemişti.