Bazı şeyler artık netleşti. Bir defa Reza Zarrab’ın 19 Mart’ta Miami’de yakalanmasıyla başlayan süreçte işin göbeğinde Türkiye olduğu anlaşıldı. Ancak en önemlisi… Bharara, dilekçesinde doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da adını geçirdi.
ABD’li bir savcının, Amerika’nın ulusal güvenliğini tehdit ettiğini öne sürdüğü bir zanlıyı Amerika’nın müttefiki bir ülkenin lideri ile bir şekilde ilişkilendiren bir iddia ortaya atması, Türk-Amerikan ilişkilerinde tarihte örneği yaşanmış bir durum değil.
Bu durumun Ankara ile Washington arasında -dışa vurulsun vurulmasın- bir sıkıntı yaratmaması düşünülemez. Ankara’nın Washington’a yönelik tepkilerinde bir sertleşme yaşanıp yaşanmayacağını beklemek lazım. Ama Beyaz Saray’dan aldığım izlenim, ABD Yönetim çevrelerinin önümüzdeki günlerde bu konuda “Devam eden yargılamalarla ilgili yorum yapmıyoruz” demekle yetinip tartışmaların dışında kalmayı tercih edeceği anlaşılıyor.