Ankara Tabip Odası (ATO), temizlik ve hijyen ürünlerine yapılan zammın farklı sağlık sorunlarına zemin hazırlayacağını belirterek, kararın geri alınmasını istedi.

Resmi Gazete’de 7 Haziran’da yayınlanan kararlarla, kişisel temizlik ve hijyen malzemelerinin KDV oranları yükseltildi. Sabun, şampuan, deterjan, dezenfektanlar, ıslak mendil (sabun, deterjan veya solüsyon emdirilmiş olsun olmasın), tuvalet kâğıdı, kâğıt havlu, kağıt mendil ve peçetenin vergi oranı yüzde 8’den yüzde 20’ye çıkarıldı.
Hastalıklardan korunmanın en temel ve ilk aşamalarından biri hijyen kuralları çerçevesinde kişisel temizlik ve öz bakım. Sağlığın korunması ve geliştirilmesi amacıyla sanitasyon (temiz içme suyu, atıksu ve kanalizasyonunun yeterli arıtımı ve bertarafı) faaliyetleri ve hijyen uygulamaları, halk sağlığının en önemli bileşenleri arasında yer alıyor.
Artan fiyatların bu ürünlere erişimi azaltacağını ya da daha ucuz ancak kalitesiz ürünlere yönlendireceğini belirten ATO açıklamasında şu konulara dikkat çekti:
“Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, hijyen, hastalıkların yayılmasının önlenmesi ve sağlığın sürdürülmesine yardımcı olacak her türlü uygulamayı içerir (çevre temizliği, el hijyeni, su ve sanitasyon, atıkların güvenli şekilde ortadan kaldırılması vb.) genel ve kişisel hijyenin sağlanmasında sabun, şampuan, deterjan, dezenfektan, havlu peçete, tuvalet kağıdı gibi temizlik ve hijyen malzemelerinin önemli bir rolü bulunuyor. Bu malzemelere erişimin kolaylaştırılması, hijyen kuralları dahilinde düzenli kullanımı ve teşvik edilmesi, bu doğrultuda kamu politikasının oluşturulması, enfeksiyon ve salgın hastalıkların oluşumunu ve yayılmasını en aza indirir.”
‘Vergilerde yoksullar gözetilsin’
İktisatçılara göre, ek bütçe kapsamında vergi gelirlerinde öngörülen artışın 403 milyar TL’sinin ‘doğrudan vergi’ niteliğindeki gelir, kurumlar ve mülkiyet vergilerinden; 733 milyar TL’sininse içerisinde temizlik ve hijyen malzemelerinin de bulunduğu binlerce üründen alınan tüketim vergilerinden elde edilmesi planlanıyor. Yani toplanacak verginin yaklaşık üçte ikisi dolaylı vergiler yoluyla tüm yurttaşlardan; üçte biri gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden karşılanacak. ATO, vergi politikalarında kamu yararının ve hakkaniyetin gözetilerek çalışan ve yoksul sınıfların gözetilmesini talep etti.