Temel İskit: Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı 'üçüncü dünya ülkesine' kaymayı hızlandırır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bugün Erdoğan ve AKP iktidarının attığı bütün adımlar devlet yönetiminde denetimin sınırlanması, şeffaflığın azaltılması, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması, hesap verilirlikten kaçınılması, keyfiliğin artması yönünde. Bu gidişin Başbakan’ın ‘tek adam’ yönetimini gerçekleştirmek ve kendisi ve çevresi hakkındaki ağır yolsuzluk iddialarının üstünü örtmek amacını taşıdığına inanmayanlar azalıyor.

Örnekler çok:HSYK Kanunuyla güçler ayrılığını zedelemek, yargıya doğrudan müdahale etmek, AYM’yi itibarsızlaşmaya çalışmak. İdari ve mali denetimi kısıtlamak. Internet yasasıyla iletişim ve ifade özgürlüğünü sınırlamak. Medyaya baskıyı artırmak. Sosyal medyayı yasaklamaya kalkışmak. Nihayet, MİT yasasıyla bir ‘muhaberat devleti’ yaratmaya yeltenmek.

Bütün bu adımlar ister istemez Türkiye için Üçüncü Dünya ülkesi benzetmesini akla getirmeye başlıyor. Erdoğan’ın nefret söylemine kayan, ‘iç ve dış düşmanlar’ komplo teorilerine yaslanan, tehdit dolu konuşmaları da kulağa popülizm ve demagojiden beslenen Üçüncü Dünya liderlerinin söylemlerinden farklı gelmiyor.

Erdoğan’ın–üstelik Anayasa’ya göre sorumsuz– cumhurbaşkanlığına seçildiğinde Türkiye’yi daha da keyfî biçimde yönetmeye çalışacağını hem şimdiye kadarki yönetim tarzından hem açık ettiği niyetlerinden tahmin etmek mümkün. O zaman, Birinci Dünya’ya özenirken Üçüncü Dünya ülkeliğine kayışımızın hızlanmasını beklemek gerek. Yazık.

Temel İskit’in yazısı