Taksim Dayanışması'ndan 'Gezi davası' açıklaması: Yargılanması gerekenler, ölüm ve yaralanmalara neden olanlardır

Taksim Dayanışması ve bileşenlerinin, Gezi davasının 21 Mart Pazartesi görülecek duruşmasından önce düzenlediği basın açıklamasında “Bu akıl ve hukuk dışı dava derhal geri çekilmeli, kurgu ithamlarla yargılanmak istenen arkadaşlarımız hakkındaki iddialar düşürülmeli, somut hiçbir delil olmadığı halde siyasi bir tutsak olarak tutukluluğu devam eden Mehmet Osman Kavala derhal serbest bırakılmalıdır” dendi. 

Taksim Dayanışması bileşenleri bugün Karaköy’deki TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde basın mensuplarına konuştu. Dayanışma adına açıklamayı şehir plancısı Akif Burak Atlar okudu.

‘Amansızca ve kural tanımadan’

Açıklamada özetle şöyle:

Gezi’nin emekten yana, yoksuldan yana, doğadan yana, ezilmişten yana, ötekileştirilenden yana, kadından yana, barıştan yana her direnişin içinde yer alacağı, direnen herkesin dilinden düşürmeyeceği bir şarkı olduğunu unutturmak istiyorlar. 

Bu şarkıyı susturmak için iktidar sahiplerinden güç alan, hukuk ve kural tanımaz polis şiddetinin yaşamlarımızı nasıl kararttığını unutmuş değiliz. Onlarca arkadaşımızın gözlerini kaybetmesinin, binlercesinin yaralanmasının, bunun ardından faillerin ve azmettiricilerin cezasız bırakılmasının böylesi bir kural tanımazlıktan beslendiğine şahit olduk. Ethem Sarısülük ile Medeni Yıldırım’ı öldüren polis ve jandarma kurşunlarının, Ali İsmail’e yönelen ölümcül tekmelerin sahiplerinin, Abdullah Cömert’i, Ahmet Atakan’ı, Berkin Elvan’ı yaşamdan koparan biber gazı fişeklerinin, Hasan Ferit’i vuran mafya bozuntularının ve Mehmet Ayvalıtaş’ı bizden alan pervasızlığın bu hukuksuzluktan güç aldığını biliyoruz.

Gezi sürecine dair dava edilmesi, yargılanması gereken birileri varsa, amansızca ve kural tanımadan işte bu ölümlere ve yaralanmalara neden olanlardır. 

Gezi direnişinin tarihsel gerçekliği, hayali senaryolara dayanan suçlamalarla, insanları iddianame bile olmadan aylarca yıllarca tutuklu bırakmakla, tarafsızlığı çoktan tartışmalı hale gelmiş mahkemelerinizin zorlamasıyla değiştirilemez.

Ne olmuştu?

Gezi Parkı eylemlerini finanse ettiği suçlamasıyla aralarında 1598 gündür tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala’nın ve Taksim Dayanışması bileşenlerinin bulunduğu sanıklar daha önce iki kere beraat etmişti. Üçüncü kez açılan Gezi davası İstanbul 30’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülürken İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde Beşiktaş’ın taraftar grubu çArşı üyelerinin yargılandığı davayla birleştirilmişti. Davada yargılanan kişilerin ve avukatlarının taleplerine karşın heyet, dosyaların ayrılması talebini reddetmişti.

Davanın 21 Şubat’ta görülen duruşmasında heyet, Gezi Parkı eylemlerine ilişkin dosyayı ayırdı. 4 Mart’ta duruşma savcısı Edip Şahiner -yalnızca bu davaya bakmakla görevli- esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı Şahiner, Kavala ve Mücella Yapıcı’nın ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs‘ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Savcı, davanın diğer altı sanığı Çiğdem Mater Utku, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi’ninse ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’ suçuna yardım ettikleri iddiasıyla 20’şer yıl hapisle cezalandırılmasını istedi.