AİHM Büyük Dairesi’nin Osman Kavala hakkında ikinci defa verdiği ihlal kararına, Mehmet Uçum’un tepki göstermesine şaşırmadım. Başdanışmanı ve Hukuk Politikaları Kurulu Başkan Vekili olduğu sistemin temel mantığını savunuyor: Batı’nın sermayesi gelsin ama hak ve hürriyetlerle ilgili hukuk prensipleri gelmesin…
Bunu Üçüncü Dünya solculuğunun kavramlarıyla süslüyor. “Sömürge zihniyeti” diyor, “Batıcı, neo liberal” diyor, AİHM’nin yetkisini “milli yargı bağımsızlığı”na aykırı gösteriyor.
Etkili bir isim olduğu için açıklamalarını takip ederim. Türkiye’nin Batı sermayesine dünyada en yüksek faizle borçlanan ülkeler arasında olmasını eleştirdiğini görmedim. Oysa bunun sebebi, Adalet Bakanı Gürlek’in bile belirttiği “hukuki güven” sorunudur.
(…)
Uçum’un tutarlı bir tarafı da var: AİHM bütün üye ülkelere uyguladığı hak ve özgürlükler normlarını Türkiye’ye de uygulamaya devam ederse “Türkiye AİHS’ne taraf olma durumunu ve AİHM’e bireysel başvuru imkanını gözden geçirmeye” zorlanırmış!
Vah vah, AİHM ve üye devletler pek korkmuşlardır!
Putin bile Rusya’yı AİHS ve AİHM camiasından çıkarmadı. Bunu da yapın da Türkiye Üçüncü Dünya’da yerini alsın! Kimse insan haklarını, kuvvetler ayrılığını, yargı bağımsızlığını sormaz ama ülkeye bundan büyük zarar olamaz. Asla ihtimal vermiyorum.