Taha Akyol: 'Normsuzluk' krizi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Zavallı kızımız küçük Narin’in neden öldürüldüğü yavaş yavaş netleşiyor. Anne ile amcanın, Narin’in gördüklerine tanıklık etmesini engellemek için öldürdükleri şüphesi güçleniyor. Hani, “İnşallah bir daha insanlığımızdan utanacağımız tablo ile karşı karşıya gelmeyiz” denilmişti ya… Maalesef öyle “insanlığımızdan utanacağımız bir tablo” ile karşılaşmak üzereyiz! Bu istisnai bir vahşet, akıl almaz bir alçaklık örneğidir. Fakat genelde toplumuzda hem suç artıyor, yaygınlaşıyor… Hem vahşi örnekler… Ülkemizin önde gelen sosyal bilimcilerinden Prof. Ali Çarkoğlu ve Prof. Ersin Kalaycıoğlu 2010 yılında bir “anomi” açıklaması yapmışlardı. Sosyolog Durkheim’den beri sosyal bilimler lisanında yer alan anomi… Yani kural tanımazlık, ahlaki ve toplumsal değerlerin aşınması… Suçların yaygınlaşmasından trafik kuralsızlığına kadar…

Hatırınızda tutun lütfen; Mart 2016’da tutuklu-hükümlü sayımız 187.647 idi… Bu sayı 31 Ocak 2023’te yaklaşık 350 bin kişiye çıktı ve Avrupa’da birinci olduk! Adli istatistiklere bakıyorum. Herhangi bir ceza mahkemesinde 2023 yılında ‘sanık’ olarak adliyede dosyası bulunanların sayısı 3.5 milyon!.. Bunların bir kısmı tutuksuz ve beraat edecektir, bir kısmı cezası ertelenecek basit suçların sanığı… Ama “anomi” göstergesi… Herhangi bir suçtan mahkûm olanların sayısı 2015 yılında 624.388 iken 2023 yılında 867.397’ye çıkmış…

Anominin temelindeki sebep, şehirleşme ve sanayileşmede gelişmiş ülkelerin en az yüzyıl gerisinde kalmış olmamızdır. ‘Geçiş toplumu’nun sorunlarını yaşıyoruz: Geleneksel sosyal değerler çözülürken yeni sosyal değerlerin yerleşmediği bir “normsuzluk” krizi… Anomi bu demek zaten. “Ahlaksız dindarlık” kavramı da bu dönemin eseri! Sorunu iktidarlara bağlamak basite indirgemek ve aşırı siyasallaştırma olur. Fakat iktidar toplumu kutuplaştırarak, yandaşlarını kayırarak, kurumları zayıflatarak, adalete güveni sarsarak toplumda “norm” kültürünün aşınmasına katkıda bulunuyor. Enflasyon ve ekonomik krizlerin anomiyi körüklediği de Durkheim’den beri bilinen bir gerçektir. Anomi en vahim sorularımızdan biridir, maalesef pek farkında değiliz.

Taha Akyol’un yazısı