Taha Akyol: İdeoloji ve hamaset, ilkeleri örtüyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yarın Ak Parti’nin 23. kuruluş yıldönümü, 24 yaşına giriyor. Genel Başkan Vekili Efgan Ala, “partiye yeni katılımlar olacağını” söyledi. Davutoğlu liderlerindeki Gelecek Partisi’nden bazı katılımlar olacağı yolunda söylentiler var.

Bu vesileyle hem AK Parti’nin çeyrek asrını hem siyasi tarihimizde çok örnekleri bulunan “parti değiştirme” sorununu kısaca gözden geçirmek yararlı olacak.

Bugün yeni anayasa kampanyası yürüten iktidarın ağzından “başta AB olmak üzere uluslararası normlara uygun, bireyin hak ve özgürlüklerini üstün tutan anayasa” sözünü duyan var mı?

Güven kaybının ve yanlış politikaların yarattığı enflasyonla boğuşuyoruz.

Doğru politikalarla yanlış politikalar apaçık ortada değil mi? Fakat ideoloji ve karizma yanlışla doğrunun üstünü örtüyor. Doğruya da alkış, yanlışa da…

Gelecek Partisi Ankara Milletvekili Nedim Yamalı “muhafazakâr camiadaki dağınıklığı toparlamak gerekli” diyor. Partisinden AK Parti’ye katılımlar olacağını reddetmiyor.

Toparlanmak… Ama hangi politikaları, ilkeleri hayata geçirmek üzere???

Davutoğlu’nun 22 Nisan 2019 günlü “Manifesto”sundaki eleştirileri… CB sistemi hakkındaki açıklamaları… Hocaların Hocası Ergun Özbudun’la saygın anayasacılarımızdan Serap Yazıcı’nın hazırlayıp Gelecek Partisi’nin görüşü olarak kamuoyuna sunulan “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” belgesi…

Bunları da beraberlerinde AK Parti’ye götürecekler mi?!

Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ gibi etkili bir ismin bu söylentileri “operasyon” olarak niteleyerek “muhalefete devam edeceğiz” diye konuşması, “katılım” senaryosunun en azından sınırlı kalacağını gösteriyor.

Siyasette parti değiştirilebilir ama bunun ilkelere dayanması gerekir.

Bizim siyasi tarihimizde nesillerden nesillere intikal eden vahim bir zaafımız ideoloji ve hamasetin ilkeleri örtmesidir. Onun için de “dava” veya “devrim” hamasetiyle, kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü gibi ilkeler bile feda edilebiliyor.

Niye “öngörülemezlik” ve “istikrarsız” diye ciddi bir sorunuz var, belli değil mi?

Taha Akyol’un yazısı