Burada önemli olan şudur: İktidar kanunların, kurumların ve iktisat ilminin olağan yollarından işlem yapmak yerine, “epistemolojik kopuşla… heterodoks” yolları tercih ediyor …
Merkez Bankası’nın rezervlerindeki “128 Milyar dolar”ın da kanunla değil, “protokol”le Maliye Bakanlığına yetki verilip kamu bankaları eliyle harcanması gibi…
Görüyor musunuz, hukuki ve kurumsal yerleşik yöntemler yerine “heterodoks” yollara gitmek nelere yol açıyor?
Halbuki Merkez Bankası’nın bağımsızlığını düzenleyen hükümler, işte bütün bunlara fırsat vermemek, iktidarları popülizmden ve kaynak israfından uzak durmaya, ekonomiyi rasyonel yönetmeye zorlamak içindi.