Taha Akyol: Erdoğan istikrar istiyorsa Merkez Bankası'nın bağımsızlığına alışsa iyi olur

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Merkez Bankası ile Başbakan arasındaki ihtilafı son derece önemli buluyorum, çünkü modern devletlerde “kurumsal yapı”nın nasıl işleyeceği meselesi son derece önemlidir. O kadar önemli ki, hükümet içinde bile kesin görüş ayrılıkları ortaya çıktı: Bir tarafta Başbakan Erdoğan, öbür tarafta Merkez Bankası’nın yanında yer alan Ali Babacan ve Mehmet Şimşek…

… Ben olaya Erdoğan taraftarlığı veya karşıtlığı gibi siyasi gözlükle bakılmasını yanlış buluyorum. Kurumsal açıdan, yani Merkez Bankası’nın niye bağımsız olduğu açısından bakılması gerektiğini düşünüyorum.  İktisatçı değilim. Güvendiğim, politize olmamış iktisatçılar, enflasyondaki yükselişin sebebinin faiz olmadığını, aksine, başka sebeplerden yükselen enflasyonu dizginlemek için faiz vasıtasıyla piyasadaki parayı çekmek ve dövizi frenlemek gerektiğini söylüyorlar.

… İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana İtalya’da ortalama hükümet ömrü sekiz aydır, partiler de batıp çıkarlar. Buna rağmen İtalya’da kurumlar “yönetimde istikrar”ı sürdürdü, İtalya kalkındı. Bizde ise koalisyon ve siyasi gerilim dönemlerinde nasıl sarsılıyoruz, değil mi? Kurumsal yapımız ve kurumsal kültürümüz güçlü olsaydı, siyaset bu kadar çatışmacı olmaz, kurumlar da güçlenmiş olurdu zaten… Yargı kurumunun bağımsızlığı da iyice oturmuş olurdu zaten.

Taha Akyol’un yazısı