Taha Akyol: Bugün AK Parti iklimini yansıtan bir okurumla gıyaben sohbet edeceğim

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Okuyucu yorumlarını, ülkenin kültür sosyolojisine dair veriler olarak gördüğümü biliyorsunuz. Bugün de AK Parti iklimini yansıtan bir okurumla gıyaben sohbet edeceğim.

Kişi başı gelirin son on iki yılda 12 bin küsur dolardan 17 bin küsur dolara çıkmasının başarı olmadığını yazmıştım.

Bir okurum şöyle diyordu: “Gezi Kalkışması, Genelkurmay bildirisi, kapatma davası, 15 Temmuz olayı gibi olaylar olmasa idi demek ki 30bin dolar da olurdu. Bunları da yazmanız gerekmez mi?”

Öncelikle olayları doğru tahlil etmek için “kronoloji”yi gözden kaçırmamak lazım.

Gezi olayları ekonomiyi nasıl etkilemişti? Bu sorunun cevabını iktidarın ya da muhalefetin konuşmalarına bakarak bulamayız. Ekonomik verilere bakmak lazım. Mesela TÜİK rakamlarına…

Hatırlayalım, Gezi olayları 2013 Mayıs-Temmuz aylarındaydı.

Ekonomimiz, TUİK’e göre 2012’de yüzde 2.2 büyümüştü. (BloombergHT, 1 Nisan 2013)

Gezi olaylarının yaşandığı 2013 yılında ise, Türkiye’nin büyüme oranı yüzde 4 olmuştu. (BloombergHT, 3 Mart 2014)

Hatta 2013’ün ikinci yarısında büyüme oranımız, ilk yarıdan yüksekti!

Bizzat Başbakan Erdoğan da “Türkiye’nin ekonomik büyümesinin devam ettiğini” belirtmişti. (17 Eylül 2014)

Gezi olaylarıyla ekonomi arasında kuvvetli bir etkileşim olmadığı açık. Sonraki yıllarda ekonomi politikalarındaki yanlışları örtmek üzere, Gezi olayları ekonomik felaket yaratmış gibi gösterildi.

Taha Akyol’un yazısı