Taha Akyol: Aklımızı günlük politikanın hizmetine vermek!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Siyaset zihnimizi boğuyor. Önce kendilerinin, ardından yandaşlarının, sonra da bütün toplumun zihnini boğuyor.

Siyasetin zihnimizi tümüyle istila ederek bizi analitik düşünmekten nasıl uzaklaştırdığı inkâr edilebilir mi?

Siyasetin tabiatında öyle bir güç hırsı vardır ki, denetimi ve denge ile, hukukun üstünlüğü ile, kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı, çok sesle medya ile frenlenmezse süratle tahakküme kayar.

İşte, otoriter rejimlerde kültürün, sanatın, estetiğin, insani değerlerin gelişmemesinin sebebi budur.

Sağcısı solcusu fark etmediği gibi istisnası da yoktur.

Hür düşünceli Marksistler de Sovyet rejiminin Marksist düşünceyi boğduğunu yazarlar. Marksist Ernest Mandel, “nasıl Orta Çağ’da felsefe teolojinin hizmetine girdiyse burada da teori günlük politikanın hizmetine girmiştir” diye yazmıştı. (Marksist Ekonomi El Kitabı, I, s. 16)

Aklımızı günlük politikanın hizmetine vermek! Aklın değerini bilenler için akla bundan büyük ihanet olabilir mi?

Evet partimiz olsun, siyasete ilgisiz kalmayalım. Siyaset zaten en çok eleştirilmesi gereken bir faaliyet alanıdır çünkü insan hırslarının en çok kabardığı alandır.

Siyasetle ilgilenelim ama siyaset “hayat” değildir, bunu hiç unutmayalım. Hayatımızda insani ve estetik değerler de olsun.

Taha Akyol’un yazısı