Erdoğan’ın “sürdürülemezlik” tespiti tam da Türkiye’nin fotoğrafı aslında… Toplumun en önemli geleneklerindendir bir ziyarete giderken eli boş gitmemek… Bir düğüne, bir cenazeye, hasta ziyaretine ya da sade bir öğlen-akşam çayına dahi giderken eli boş gitmemek, küçük de olsa bir şey götürmek… Bu, sadece maddi bir alışveriş değil, bir dayanışma, saygı, sevgi, vefa göstergesidir de.
Ancak, başta sayıları milyonları bulan emekliler ile asgari ücretliler ya da onun bir tık üzerinden ücret alanlar öylesine büyük yoksulluk yaşıyor ki… Bırakın komşu, akraba, hasta ziyaretine eli dolu gitmeyi, market market, pazar pazar dolaşarak en ucuza ne alabileceğinin peşindeler. Akşam pazar artıkları arasında bir şey bulmaya çalışan, biraz daha zengin semtler ya da market yakınlarındaki çöpleri karıştıranlar giderek artıyor. Böyle olunca da vatandaşın ödü kopuyor bir ziyaret, düğün, nişan daveti alacak diye… Eli boş gidemeyeceğine göre, en kötüsünden davet edilmemeyi umuyor!
Sözün kısası, Erdoğan rakamları belirlerken çarşı pazar dolaştıklarını söylüyor ya, bırakın Erdoğan’ı, AKP’li hiçbir vekil, bürokrat, partili dolaşmıyor, dolaşamıyor… 23 yıllık AKP iktidarı vatandaşı, en köklü geleneklerini bile sürdüremez hale getirmiş durumda… Eli boş gitme utancı, insanları sevdiklerinden uzaklaştırıp, toplumsal ilişkileri zedelemeye, insanları büyük bir yalnızlığa da itiyor ister istemez. Herkes evlerinde kapalı, yan komşusuna bile gitmekten imtina eder hale getirilmiş…