Süper Lig’in 28’inci haftasında Fenerbahçe’nin Galatasaray’ı 90+1’de Josef de Souza’nın kafa golüyle 1-0 mağlup ettiği maçta ortaya konan futbol beklentileri karşılayamadı.

Fenerbahçe’nin oyunun son dakikalarına dek savunmada kaldığı, ev sahibi Galatasaray’ın ise daha istekli gözükmesine karşın pozisyon üretmekte zorlandığı derbiye dair spor yazarlarının yorumları şöyle;
‘Bu Advocaat’ın planı olamaz’

“Şener’in Carole’ü geçerek ceza sahası içinden sıfırdan yaptığı ortaya Josef’in vurduğu kafa gol oldu. Dakika 91’de… Bu oldu. Bu maçı 90 dakika seyreden birinin olmasını hiç beklemeyeceği bir organizasyon bu. Advocaat’ın planına hiç uymayacak bir durum. Bu Advocaat’ın planı olamaz. Bu oyuncuların ‘Eee yeter be’ isyanı olabilir ancak. Çünkü hiçbir teknik adamın ‘Arkadaşlar 90 dakika boyunca savunmada ayağınıza gelen her topu hiç bakmadan Lens’in olması mümkün olan yere vurun. Savunma hiç çıkmasın. Snijder’i takımdan koparalım. Ama uzatmalar başladığı anda ya da Josue oyuna girer girmez savunmamızı ileri çıkaracağız ve oyuna hakim olacağız’ gibi bir planı olmaz.”
‘Sözüm ona memleketin en büyük ‘spor olayı’ bu mu yani?’

“Evet, dün 23 Nisan’dı. İnsanı beklentiye soktu. Fakat bu sadece kavga çıkmasın, ya da 51’deki gibi sahaya yabancı madde yağmasın diyeydi. Al gülüm ver gülüm’ü zaten beklemiyorduk! Ama daha fazla kaliteyi de hak ediyoruz yahu! Fenerbahçeliler mutlu. Haklılar. Ama sözüm ona memleketin en büyük ‘spor olayı’ bu mu yani? Gene iddia o ki, dünyanın en büyük kapışmalarından. Dünkü maçtan sonra bu iddiaların arkasında durabilecek kaç kişi kaldı acaba? Tabii ki Fenerbahçeliler doyasıya kutlayacaklar. Satrancı kazandılar. Bir kez daha akıl oyunlarında üstün geldiler. Ama bu son zamanlardaki kaçıncı kötü derbi bir düşünsenize!”
‘Tarih tekerrürden ibaretmiş’

“Tarih tekerrürden ibaretmiş gerçekten: Bundan tam 8 sene önce, Nisan 2009’da Galatasaray’la Fenerbahçe yine tatsız bir derbi oynamışlar, maç neredeyse pozisyonsuz, kavga-gürültü içinde bitmişti Ali Sami Yen’de. Sezon sonunda bu iki takım ligi dördüncülük ve beşincilikle tamamlayabilmiş, iki hocanın da ömrü uzun olmamıştı.
Yazık ki 8 sene sonra değişen fazla bir şey yok: Aziz Yıldırım’ın takıntılı yönetim anlayışı… Galatasaray’ın istikrarsız yönetimleri… Volkan… Sabri… Sahaya yağan yabancı cisimler… Sonsuz faul, sonsuz kavga. Tek fark Souza’nın golü. Galatasaray’la Fenerbahçe taraftarları, daha iyisini hak ediyorlar sanki.”
‘Futboldan milleti soğutmaya yemin etmiş iki takım’

“Euroleague’de 3 takımımızın, deplasmanda 4 galibiyet alıp Final Four’a koştuğu haftada, VakıfBank’ın voleybolda Şampiyonlar Ligi’ni kazandığı haftada ülkenin en çok sevdiği spor dalı olan futboldan milleti soğutmaya yemin etmiş iki takım izledik TT Arena’da. Lens dışında orta sahasından çıkış şansı olmayan ezeli rakibi karşısında Galatasaray’ın neden bu sezon ilk 5’teki takımlara bütün maçlarını kaybettiğini izledik.”
‘Dün izlediğimiz gerçek bir derbi değildi’

“Günlerdir tartışılıyor bu maç. Üzerine teknik analizler, yorumlar yapılıyor. Herkes bir şeyler yazıyor, söylüyor. Kendi adıma bu yorum ve analiz furyasından yorulduğumu itiraf etmeliyim. Kaldı ki o yorumcular arasında ben de varım. Bu kadar tartıştığımıza, konuştuğumuza göre derbi de derbi gibi olmalı, değil mi? Hayır, öyle değil… Dün izlediğimiz o maç gerçek bir derbi değildi. Tek taraflı bir maçın derbi olarak tanımlanması mümkün mü! Galatasaray oynadı, Fenerbahçe karşıladı (ya da kovaladı), o kadar!”
‘Tudor dün kendi fişini çekti’

“Son 10 dakika Galatasaray oyununu kaybedince Fenerbahçe fırsatı gördü. Bir kere geldi, olmadı, ikinciye geldi golü attı. Burada Fenerbahçe’nin derbideki psikolojik üstünlüğünü gördüm.
3-5-2 oynarsın, kendi görüşüdür, bir şey diyemeyiz ama yönetme açısından Tudor dün kendi fişini çekti. Bu yönetim kurulu takımı… Bu takımı çıkarıyorsan o zaman daha önce yanlış yapmışsın. Sneijder’e, Podolski’ye git deyip çağırırsanız itibarınızı kaybedersiniz. Böyle antrenörlük olmaz ki. Perşembe günü fısıldamışlar kulaklarına. Otorite falan kalmadı, bitti.”