Soli Özel: Son iki yılda Türkiye'nin Rusya ile kurulacak ilişkiyi tek başına kolay yönetemeyeceği ortaya çıktı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İki ülkenin Suriye krizinde farklı, birbirine düşman tarafları desteklediği zaten biliniyordu. Ne var ki Ankara ve Moskova arasındaki yegâne dikenli konu da Suriye değildi.

…Gürcistan Savaşı’nın ardından geçen yıl Ukrayna’da yaşananlar, Kırım’ın ilhak edilmesi ve Türkiye’nin bu gelişmeler konusunda aslında gıkının da çıkamaması bu ilişkilerin pek de eşitler arasında olmadığını gösteriyordu. Gürcistan ve Kırım sonuçta Türkiye’nin Karadeniz’deki hegemonik ortak olma hayallerinin de sonunu getirmişti.

Ekonomik ilişkilerdeki yakınlık ilişkilerin tümünü tanımlamaktan uzaktı. Akıllıca olmayan bir siyaset güderek Rusya’ya olan enerji bağımlılığının nükleer santralyapımını da olmadık şartlarla bu ülkeye vermek suretiyle katmerlenmesi zaten Ankara’nın elini zayıflatmıştı.

Hatta Türkiye’nin bir dönemdeki tasavvuru olarak, Ankara Şanghay İşbirliği Örgütü’ne girmek gibi fantazilerle de uğraştı. Ne var ki son iki yılda Rusya jeopolitik ağırlığını ve kalan askeri gücünü dosta düşmana göstermeyi hedefledi. Bu amaçla hava kuvvetleriyle neredeyse tüm NATO üyelerinin hava sahalarını ihlal etmenin sınırında gezmesi nihayet Türkiye’nin gözündeki perdeyi de açtı. Rusya ile kurulacak ilişkiyi tek başına kolay yönetemeyeceği, Türkiye’nin Atlantik ittifakına daha fazla yaslanması gereği ortaya çıktı.

Soli Özel’in yazısı