İngiliz gazetesi The Guardian, Mısır’da ilk seçilmiş cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin askeri darbeyle devrilmesi sonrası yüzlerce siyasi tutuklunun götürüldüğü gizli hapishaneye dair kan dondurucu ayrıntılara ulaştı.
Gazeteye konuşan eski tutsaklar, avukatlar ve kayıp kişilerin yakınları, İsmailiye kentindeki askeri üste bulunan Azuli hapishanesinde, tutukluların hiçbir yargı sürecinden geçirilmeden çeşitli işkence türlerine maruz bırakıldığını anlattı.
Tam da ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Mısır’daki darbeyi yaptıktan sonra cumhurbaşkanı seçilen Abdülfettah Sisi’yi Kahire’de ziyaret ettiği gün yayımlanan haberdeki ayrıntılar şöyle:
‘400 kişi hala orada’

* Darbenin düzenlendiği Temmuz 2013’ten bu yana yüzlerce tutuklu hapishaneye gözleri bağlı halde götürüldü; şu an hala 400 kişinin askeri üssün üçüncü ve en üst katında tutulduğu sanılıyor.
* İşkence, tutukluların kaldığı binadaya birkaç dakikalık mesafede bulunan S-1 isimli binada yapılıyor. Buraya her öğlen 10 kişinin gözleri bağlı halde götürüldüğü belirtiliyor.
Tutsakların çoğu Selefi
* Tutsakların bütük çoğunluğu, Mursi’nin muhaliflere kulak vermediği gerekçesiyle devrilmesi sonrası bombalı eylemler düzenlemekle suçlanan Selefiler. Bu kişilerin büyük kısmı, geçen yaz bir dizi silahlı eyleme sahne olan Sina yarımadasından getirilmiş. Azuli’deki tutsakların daha az bir kısmınınsa, Mursi’nin mensubu olduğu ve büyük baskı altında tutulan Müslüman Kardeşler üyeleri olduğu belirtiliyor. Öğrenci eylemlerine katılan Mısırlılar ve ratgele tutuklandığı sanılan, birinin çocuk, birinin de gazeteci olduğu iddia edilen kişiler de Azuli’de tutuluyor.

* Tutsaklara sorguda bilgi vermeleri veya ‘itiraf’larını ezberlemeleri için düzenli olarak elektrikle işkence yapılıyor; dayak atılıyor ve bileklerindne bağlanarak saatler boyunca asılı tutuluyorlar.
* Guardian’a ‘Eymen‘ adıyla konuşan eski bir tutsak, yargı sürecinden geçirilmediklerine dikkat çekerek, ”Resmi olarak orada değilsiniz. Normal hapishanelere benzemiyor. Azuli’de ölürseniz bunu kimse bilmez’‘ dedi.
‘Dayak girer girmez başladı’
* Eymen, Azuli’ye girer girmez askerlerin ‘hoşgeldin komitesi‘nce dövüldüklerini şöyle anlattı: ”Hapishaneye vardığımızda gözlerimizi kapattılar. Herkesin değerli eşyalarını, kemerlerini ve ipe benzeyen işyalarını aldılar. İlaçlara da el koydular. Sonra dayağa başladılar. Bizi duvara dizdiler ve 10 dakika boyunca sopa, boru ve yumrukla dövdüler. Sonra sıraya dizip üçüncü kata çıkardılar. Yürürken de dövüyorlardı. Üçüncü kattaki gardiyan, ”Eğer camdan bakarsanız, ses çıkarırsanız size dayak atarız” diye tehdit ediyordu.’‘

* Azuli’de işkence gördükten sonra serbest bırakılan Halid, daha kampa götürülmeden işkence gördüğünü anlattı: ”İki elektroşok makinesi kullandılar. Bir havlu getirip ıslattılar ve nefes almamı engelleyecek şekilde yüzüme koydular. Askeri polis beni sürekli dövdü. Dört saat sonra elbiselerim yırtılmış, yüzüm şişmişti. Gözlerim açılmıyordu. Çenemde, bir askerin içine parmağını sokabileceği kadar derin bir yara vardı.” Halid, dayak yedikten sonra elleri arkadan bağlı halde Azuli’ye askeri araçla götürülmüş.
‘Yeniden ortaya çıkıyorlar’
* Halid işkencenin yapıldığı S-1 binasındaya iççamaşırına kadar soyulduğunu, kendisinden bazı isimler istendiğini ama yanlış isimler verdiği anlaşılınca da işkencenin başladığını söyledi. Eski tutsak, ”Her yerime elektrik veriliyordu. Ama özellikle de dudaklar, kulak arkası, omuzların aşağısı gibi sinirlerin en hassas olduğu yerlere” dedi.
* Habere göre, Azuli’de tutulan kişilerden bazıları, daha sonra sivil mahkemelerde ‘yeniden ortaya‘ çıkarak, işkence sırasında alınan ifadeleri doğrultusunda terör suçundan yargılandı. Avukat Ahmed Helmi, ‘yeniden ortaya çıkan’ kişilerin işkence sırasında itirafları ezberleyenler olduğunu anlattı. Helmi ‘Fakat tam olarak güvenlik servislerinin istediği itirafları dile getirmezlerse, yeniden Azuli’ye götürülüyorlar” dedi.
* Uluslararası Af Örgütü’nün Mısır’daki araştırmacılarından Muhammed El Mesiri ise ”Azuli’deki kişilerin birçoğu rastgele veya çok az delile dayanarak tutuklandı. İstihbarat servisleri önce tutukluyor, gerçekten şiddete karışıp karışmadıklarını öğrenmek için işkence yapıyor’‘ diye konuştu.