Sigara söndürülse de zehirlemeye devam ediyor

Sigara, e-sigara, nargile, ısıtılmış tütün ürünleri söndürülse bile zararlı etkileri devam ediyor.

Fotoğraf: AA

Tütün ürünlerinin içilmesiyle ortaya çıkan zararlı maddeler ortamdaki tüm yüzeylerce emiliyor ve uzun süre kalıyor. Ortamdaki yiyeceklere yapışıyorlar. Havadaki bazı maddelerle reaksiyona girerek zararlı bileşikler oluşturabiliyorlar.

Bu zararlı maddeler üç yolla vücuda giriyor: Nefes, temas (cilt yolu) ya da yiyeceklerle.

DNA hasarı, kanser dahil çok sayıda sağlık sorununa yol açıyor.

Tütün ürünlerini içenlerin kendi dumanıyla maruz kaldığı etkilere birinci el duman maruziyeti deniyor. Üflenen ve sigara yanarken ortama karışan dumansa ikinci el duman maruziyet yaratıyor. Son yıllarda üzerinde önemle durulan, üçüncü el duman maruziyeti: tütün ve nikotin artıklarının toksik kalıntılarının duvar, perde, mobilya, zemin, giysi, saç ve deriye sinmesi.

İkinci ve üçüncü el dumana maruz kalan sigara içmeyenlerden de alınan kan, idrar, tükürük ve saç teli örneklerinde nikotin ve kanserojen maddelerin metabolitleri bulunuyor.

Havalandırmak, yıkamak çözüm değil

Türk Toraks Derneği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu Sekreteri Dr. Remziye Can, temizlik, yıkama, silme veya havalandırmanın üçüncü el duman maruziyetini ortadan kaldırmadığını söyledi. Yıkamayla maddeler yok edilemiyor. Yıllarca kalıyor.

Havalandırmayla ortamdan uzaklaştırıldığı sanılsa da başka odalara ve hatta katlara taşınıyor.

Tütün ürünlerinden çıkan artıklar, ortam havalandırılıktan 12 saat sonra bile hala havada asılı kalıyor. Halı, perde ve duvar kâğıdı örneklerinde nikotin ve kanserojen maddelere rastlandı. Üç ay sonra yapılan yüzey analizlerinde dahi halen kanserojen madde bulundu.

Can, taksi ve başka toplu taşıma araçlarında da aynı durumun geçerli olduğunu söyledi: “Taksilerde yapılan bir çalışmada araç döşemelerinde yüksek yoğunlukta kanserojen madde NNK (nikotin türevi nitrozamin keton) tanımlandı.”

Kanser artışına yol açıyor

Can’ın verdiği bilgiye göre, üçüncü el duman maruziyeti kulak ve baş ağrısına, enfeksiyonlara karşı direncin azalmasına, hastalık riskinin artışına, iyileşmenin yavaşlamasına, astım ataklarının tetiklenmesine, solunumsal hastalıklarının kötüleşmesine, DNA ve hücresel düzeyde hasarlara ve böylece kanser riskinde artışa neden oluyor.

Yeni nesil tütün ürünleri olarak isimlendirilen e-sigara, ısıtılmış tütün vs. daha sağlıklı ya da masum değil. İçlerinde nikotin bulunmadığına dair yaygın ama yanlış bir kanı var. Can bunlarda “Nikotin yok” dense de laboratuvar bulgularının aksini söylediğini anlattı: “Çünkü üreticileri nikotine, ‘nikotin tuzu’ diyor. Adını değiştirip koyuyorlar. Aromatikler koyuyorlar. Ama aynı toksik maddeler ve tehlikeler özellikle e-sigaralarda da geçerli.”

En çok çocuk, gebe ve yaşlılar etkileniyor

31 ülkenin katıldığı bir araştırmada, sigara içilen evlerde yaşayan çocukların saç tellerindeki nikotin düzeyi içilmeyen evlerdeki çocuklara göre iki kat yüksek çıktı.

Üçüncü el duman maruziyetinden en çok çocuklar, gebeler ve yaşlılar etkileniyor. Çocuklar yetişkinlerden iki kat daha fazla toz yutuyor.

Bebekler zeminde daha çok zaman geçiriyor, ellerini sık sık ağzına götürüyor ve kapalı ortamlarda çok kalıyor. Haliyle tüm bu faktörler, henüz bağışıklık sistemleri dahi gelişmemiş bebekleri daha büyük bir riskle karşı karşıya bırakıyor.

Ebeveynlerin ya da temasta olduğu diğer yakınlarının tütün ürünlerini açık havada içmesi, bebek ve çocukları korumaya yetmiyor. Çünkü giysi, el ve saçlara sinen zararlı maddeler çocuklara bulaşıyor.