Yaptırım olmadan 187 milyarın belki bir kısmı bu yolla toplanabilir. Ama yaptırım olmadan bana göre bu tutarın ancak bir kısmı tahsil edilebilir. Yaptırım iki yoldan yapılabilir. En sağlamı elbette haksız kazanç tutarının iadesini sağlayacak yasa çıkarmaktır.
Bu yasada iade yapılmadığı takdirde müsadereye başvurulacağı da yer alır. Fon soruşturması patladığında yazdığım yazıda ABD’de yaşanan Madoff fon krizinde “haksız kazançların” nasıl tahsil edildiğini anlatmıştım. Tekrar hatırlatayım: Tasfiye ile görevlendirilen avukatlar mahkemeye başvuruyor. Mahkeme, Madoff fonunun bir Ponzi olduğuna karar veriyor ve şu hükme varıyor: “Dağıtılan kar veya getiriler Ponzi prensibinin parçasıdır…Dolayısıyla yatırımcının net varlığı yatırdığı paranın toplamından çektiği paraların toplamının düşülmesiyle hesaplanır”.
Bu karar sayesinde “haksız kazançlar” yasa dışı hale geliyor ve bu sayede yatırılan paranın üzerinde kazanç sağlayanlardan aradaki farkın tahsilatının yolu gerekirse müsadere yoluyla açılıyor. Sonuçta 17,5 milyar dolarlık batağın 15,5 milyar doları geri ödenebiliyor. Büyük başarı!
Nedense yasa teklifinde yaptırım yok. Geriye gönüllülük kalıyor. Eğer TBMM’de mevcut yasa teklifine yaptırım dâhil edilmez ise hiç olmazsa 187 milyarlık haksız kazancın sahiplerinin kimler olduğu ve ne kadar ödemeleri gerektiği açıklanmalı. Bu sayede en azından kamuoyu baskısı iade miktarını artırıcı bir etki yaratabilir. Aksi takdirde fon soruşturması büyük bir adaletsizlikle son bulacaktır.