Şevket Sayılgan: Yüksek enflasyon, pahalı finans­man ve zayıflayan üretim

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bu üç rakam, ekonominin içi­ne sıkıştığı yeni üçgeni gösteriyor: Yüksek enflasyon, pahalı finans­man ve zayıflayan üretim.

Enflasyonu düşürmek için tale­bi baskılıyoruz. Talebi baskılamak için kredi maliyetlerini yüksek tu­tuyoruz. Ancak yüksek faiz yalnız­ca tüketimi değil; yatırımı, üreti­mi, istihdamı ve işletmelerin nakit akışını da baskılıyor. Sonuçta enf­lasyon yavaşlıyor ama ekonomi de yoruluyor.

Enflasyonla mücadelede sıkı pa­ra politikası gerekli; ancak tek ba­şına yeterli değil. Para politikası frene basarken bütçe harcamaları, vergi düzenlemeleri ve kamu fiyat­ları gaza basarsa araç yavaşlamaz, yalnızca motor aşınır.

Türkiye’nin talebi baskılayan modelden üretim kapasitesini ar­tıran bir modele geçmesi gereki­yor. Bunun için her sektöre ucuz kredi dağıtmak yerine ihracat, enerji verimliliği, dijitalleşme, it­hal ikamesi ve ölçülebilir verimli­lik artışı sağlayan yatırımlar seçici biçimde desteklenmeli.

Şirketler açısından da yeni dö­nemin reçetesi nettir: Daha düşük stok, daha hızlı tahsilat, daha kısa nakit dönüş süresi, döviz riskinin sınırlandırılması ve kârsız cirodan vazgeçilmesi. Çünkü yüksek faiz ortamında satış yapmak yetmez; sattığını tahsil etmek ve tahsil et­tiği parayla finansman maliyetinin üzerinde getiri üretmek gerekir.

Türkiye’nin asıl sorunu yalnızca yüzde 31,5 enflasyon değildir. Yüz­de 63 krediyle üretim yapmaya ça­lışan, buna rağmen sanayi üretimi gerileyen bir ekonomik yapıdır.

Şevket Sayılgan’ın yazısı