Muhalefete yönelik hukuk dışı uygulamaların kamuoyunda geri teptiğini artık iktidar da görüyor. Bunun sandığa kendi lehlerine yansımayacağını düşündükleri için birtakım algı çalışmaları da başladı. Yıllardır kapağı açılmayan Melih Gökçek iddiaları nihayet “ifadeye çağrılma” aşamasına gelebildi. Buradaki amaç da siyasi. “Bakın yargı herkese dokunuyor” izlenimi oluşturulmak isteniyor.
Türkiye iki yılı aşkın süredir olağanüstü koşullara zorlanıyor. Ortada seçim yokken muhalefet ezilmeye çalışılıyor. Artık gelinen nokta önemli. Kim ne derse desin 2027 yılı gerçekten seçim yılı olacak ve iktidar zorda. Bugünün koşullarına bakınca seçmen tarafındaki sorun sürüyor. Devlet eliyle muhalefeti dövmek, iktidarın özgüvenini yerine getirmedi. Buna karşın muhalefete saldırı durmayacak. Ancak muhalefeti ezmek, büyük şüphelerle muhalefet seçmenini sandıktan soğutmak için yine her şey yapılacak. Siyaset kazanı daha gürültülü fokurdayacak.
Bir de iktidarın ikinci aşaması var. Çalışamaz duruma getirilmiş belediyeler nedeniyle eli kolu bağlı, dağıtılmış muhalefetin karşısında, yurttaşlar için ekonomik memnuniyet yaratılması gerekiyor. Özellikle büyük kentlerde yıllardır inim inim inleyen dar ve sabit gelirli, asgari ücretli çalışanların ikna edilmesi gerekiyor. Bu yapılamazsa DEM Parti takviyesi de yetmeyebilir.
Şurada 2027’ye dört ay kaldı. İktidar ikinci aşamaya geçmek zorunda.