Şu anda iş dünyası, mikro siyaset hücrelerine dönüşmüş durumda. Cesurca söz söyleyenin içeri atıldığı bu dönemde herkes kendi burnunun ucuna bakabiliyor. Söyleyemiyor, söyleniyoruz.
İş dünyası şimdilerde yankı odalarında iletişim halinde… Misal tekstil yankı odasında, herkes kendi derdini en önemli ve kendisini de en gerekli sayıyor.
Ezberleri; 1-hükümet bizi gözden çıkardılar, 2-kamu bizi kurtarsın.
Peki ya kendi kusurlarınız? Kendinizin yapabilecekleri? Anında dışlanma, linç…
Bu yankı odalarının bir diğer zararı da herkesin kendini en iyi sanması… Topluma mesaj iletmek isterler fakat iletişim dar bir çerçevede ve aralarında geçer. Yankı odalarında diyalogdan ziyade fazlaca monolog vardır ve 100 monolog dahi 1 diyalog etmez. Ses, odada yankılanır yalnızca…
STK’lara gelince. Onlar da her biri bağımsız cumhuriyet gibi. Non-Governmental Organizations-NGO yani hükümet dışı örgütlerdir fakat her biri mini Ankara gibi davranır.