Bir kadın hâkim, adının önünde Cumhuriyet Savcısı yazan bir erkek tarafından uzun süredir tehdit ediliyor, ısrarla takip ediliyor. Hâkim, koruma talep ediyor. İki polis görevlendiriliyor. Ancak tehdit dinmiyor. Çünkü kurumun içinde. Fail yabancı değil, sistemin içinden biri. Nihayet o erkek, yine bir gün silahla adliye binasına giriyor, saplantı haline getirdiği hâkimin odasına yöneliyor ve ateş ediyor.
Karşımızdaki durum bir istisna değildir. Erkek şiddetinin ulaştığı aşamadır. Cezasızlıkla beslenen bir düzenin kaçınılmaz sonucudur.
Siyasi iktidar erkek şiddeti ile mücadele için gerçek bir politika üretmiyor. Aileyi güçlendirme söylemiyle kadınları şiddet ilişkilerine mahkûm eden düzenlemeler hayata geçiriliyor. Boşanma zorlaştırılıyor, arabuluculuk dayatılıyor. Kontrolsüz infaz düzenlemeleriyle şiddet failleri sokağa salınıyor. Kadınlar öldürülürken devlet, “aileyi korumakla” meşgul olmayı sürdürüyor.
Adliyede vurulan sadece bir hâkim değil. Yaşanan saldırı, kadına yönelik erkek şiddetinin cezasızlık politikalarından nasıl beslendiğinin açık göstergesi.
Daha da sarsıcı olan ise şudur: Fail Savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan, 2022–2024 yılları arasında Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Bürosu’nda görev yapmış! Yani kadınları erkek şiddetinden koruması gereken masada oturmuş, şiddet dosyalarıyla ilgilenmiş bir savcıdan söz ediyoruz. Şiddeti önleme bürosundan çıkan bir faille karşı karşıyayız.