“Seçiminden gerek önce ve gerek sonra üstüne suç atılan bir milletvekili Kamutayın (Meclis’in) kararı olmadıkça sanık olarak sorgulanamaz, tutulamaz ve yargılanamaz. Cinayetten suçüstü yakalanma hali bu hükmün dışındadır…”
1924 Anayasası’nın ilgili maddesi, bugünkü Anayasa’nın 83. maddesinin “Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclis’in yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır” diyen dördüncü paragrafındaki hükümle büyük ölçüde aynı doğrultudadır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin İstanbul CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutukluluğunun devamı yönündeki kararı, Anayasa’ya aykırılığının yanı sıra, 1950 yılında Mümtaz Faik Fenik’in tahliyesiyle Türk demokrasisi ve yargısında ilk adımı atılan dokunulmazlık teamülünün de gerisine düşmektedir.