Sedat Ergin: AB Komisyonu 'geriye gidişi' bir süredir Türkiye'deki yerleşik yöneliş olarak görüyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun Türkiye ile ilgili hazırladığı son ‘Ülke Raporu’ geçen salı günü açıklandı. Raporda bir sözcüğün çok sık kullanılması dikkatimi çekti. Gerileme, geriye doğru gitme, kayma anlamındaki “backsliding” sözcüğü tam 26 kez kullanılmış.

Avrupa Komisyonu’nun bu fiili, demokrasi, temel haklar, ifade özgürlüğü, yargı bağımsızlığı gibi başlıklarda Türkiye’nin hal ve gidişini değerlendirirken bu kadar sıklıkla kullanmış olması, 115 sayfa tutan ayrıntılı rapora ne kadar eleştirel bir bakışın hâkim olduğunu görmek bakımından yeterlidir.

Daha sonra 29 Mayıs 2019 tarihinde açıklanmış olan bir önceki ilerleme raporuna baktığımda aynı sözcüğün 27 kez kullanılmış olduğunu tespit ettim. Aslında ikisini yan yana koyduğumuzda, AB Komisyonu’nun bu başlıklarda ‘geriye gidişi’ bir süredir Türkiye’deki yerleşik yöneliş olarak gördüğü ortaya çıkıyor.

Sedat Ergin’in yazısı