Suudi devleti tarafından devletimize tanınan ve Diyanet tarafından kullandırılan hac kontenjanları istismar ediliyor. Kuralar sanki İzmir işi çift gözlü torbadan çekiliyor ve torpili olmayanların şansı sıfır gibi. Öte yandan minareyi kılıfına uydurarak yapılan aleni istismarlar (VIP hacı, yandaş hacı, kontenjan hacısı, teşkilat hacısı, harcırah hacısı, eş-dost hacısı…) da işin cabası.
Kontenjan istismarcıları yüzünden her sene kuraya katılan normal vatandaşa sıra bir türlü gelmiyor! Örneğin bendeniz 11 yıldır hac kurasına katılıyorum fakat henüz sonuç alamadım. Diyanet’ten umudumu kesince Suudiler’in geçen sene başlattıkları turist vizesi uygulaması sayesinde bu yıl (2024) kendi imkanımla iki kere umreye gittim. Ziyaretlerimin her birini Diyanet’in normal umre fiyatının üçte birine mal ettim. Bu uygulama hac için de geçerli hale gelirse en azından eğitimli insanlar aracıya/tefeciye muhtaç olmadan gidip ibadetlerini yaparlar. Diyanet işte bu yolun açılmasını istemiyor.”
Sanal, geçmişte de Diyanet’i denetlemişti. Önerisi şu: AKP üyesi olanların kimlik numarasıyla, hacca gidenlerin kimlik numaralarının karşılaştırılması… Hacca sadece AKP üyesi olanların öncelikle gönderildiği iddiası da yaygın… Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu konuya açıklık getirmesi gerekiyor. Yıllardır hacca gitmeyi bekleyenler için çözüm bulunmayacak mı? Nasıl bir çözüm getireceği de açıklanmalı.