Savaşkan İskefli: Elektrikli otomobillerde şarj eğrisi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Menzilin elektrikli otomobil seçiminde oldukça önemli olmasının baş faktörü araç şarj etmekte geçen sürenin yakıt alan bir fosil yakıtlı araca göre çok daha uzun olması. 

Elektrikli otomobili minumum şarj süresi ile maksimum doluluğa ulaştırmanın ise bir püf noktası var. O da şarj eğrisine göre hareket etmek.

Bunun için yaklaşık 1200 kilometre boyunca kullarak test ettiğim Renault Megane e-tech’ten örnek vereceğim. Tabii diğer elektrikli modellerde de benzer şekilde şarj eğrileri olduğunu belirtmekte fayda var. 

Yüzde 5 batarya doluluğu ile 180 kW’a kadar şarj edebilen bir istasyondan dolum yaptığım otomobil fabrika verisi olan saatte 130 kW’ye yakın olarak 125 kW’nin üzerinde anlık olarak şarj olmaya başladı ki bu da beklenen bir değerdi. Fakat daha sonra batarya doluluğu yüzde 25-26 seviyelerine çıktığında şarj hızı ortalama 93 kW’a düştü. Batarya yüzde 60 seviyesine çıktığındaysa artık 64 kW ile şarj oluyordu. Batarya yüzde 75 seviyesine geldiğinde ise hız 48 kW’a düştü. Yüzde 90’ın üzerine çıkıldığında ise 94 seviyelerinde şarj hızının artık yüzde 23’e yani maksimum yapabileceğini beslemenin 5’te birinden daha düşük bir seviyeye geldiğini tespit ettim.

Elektrikli otomobil almayı düşünen ve günlük kısa aralıklar yerine sıklıkla bir günde ortalama menzilin yarısından fazlasını yaparak kullanmayı düşünenlerin bu araçların şarj eğrilerine bakmalarında büyük fayda var.

Daha kısa mesafeler katedenlerinse batarya doluluğunu yüksek oranlarda; örneğin yüzde 40-80 aralığında tutmak üzere şarj etmek yerine 10-50 gibi mümkün olduğunca düşükken şarj etmeye başlamaları ve ihtiyaç yoksa çok fazla doldurmamaları zamandan tasarruf etmelerini sağlayacaktır.

Savaşkan İskefli’nin yazısı