Yalova’daki evinin terasından düşerek hayatını kaybeden ‘Güllü’ adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un ölümüyle ilgili soruşturma sürüyor.

52 yaşındaki Gül Tut, Çınarcık ilçesindeki beşinci kattaki evinin üzeri kapalı terasındaki pencereden düşerek hayatını kaybetmişti. Tut’un cenazesi, İstanbul’da toprağa verilmişti.
Soruşturma Yalova Başsavcılığınca yürütülüyor.
Tut’un evinde kurulu yapay zeka özellikli güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen ekipler, sistemin ses ve hareket odaklı kayıt yapabildiğini, videodaki bazı kesintilerin de bundan kaynaklandığını belirledi.
Görüntüler detaylı analiz için Bursa Bölge Kriminal Laboratuvarı’na gönderildi.
Çevredeki kamera kayıt incelemeleri ve şarkıcının komşularıyla yapılan görüşmelerde de olay günü herhangi bir olumsuz durum gözlenmedi.
Tut’un geçmişte de evin zemin döşemesinin kaygan olmasından dolayı düştüğü, bu nedenle başvurduğu hastanedeki tedavisi sırasında polise, bu şekilde ifade verdiği öğrenildi.
Olay günü evde kızı, arkadaşı ve Güllü’nün dışında bir kişinin daha olduğu yönündeki iddialar da araştırıldı.
Buna yönelik henüz herhangi bilgi ve delile ulaşılamadı. Şarkıcının otopsisinde darp izi gibi bulgulara rastlanmadı.
Güllü’nün olay anında alkol veya uyuşturucu etkisinde olup olmadığının tespiti için otopsi sırasında alınan kan örnekleri ve numuneler Bursa Adli Tıp Kurumu’nda inceleniyor.
‘Camı açmak istediği sırada ayağının kayıp düşmüş olabileceğini düşünüyorum’
Şarkıcının oğlu Tuğberk Yağız Gülter İstanbul’daki evinde uyuduğu sırada ablası Tuğyan Ülkem Gülter’in aradığını söyledi.
Ablasının telefonda çığlık attığını anlatan Gülter, “‘Annem düştü ambulanslar burada. Annem, annem çabuk gel buraya’ diye yakarış içindeydi. Hemen bir yakınımla Çınarcık Devlet Hastanesi’ne kız kardeşimin yanına geldim” dedi.
Yoldayken annesi Tut’un evindeki güvenlik kamera görüntülerini çevrim içi bağlantı sayesinde izlediğini, annesinin tuvaletten çıktıktan sonra yüksek sesle roman havası çaldığını duyduğunu belirten Gülter, şunları söyledi:
“Annem ‘hazır mıyız hadi kalkın oynayalım’ diyor. Sonra annem görüntüden çıkıyor. Bir dakika sonra ben evin camının sesini bildiğim için bir camın oynama sesi geliyor. O sırada ablam ‘Hay Allah’ diyor.
Sonra ablam arkadaşı Sultan’la çığlık atarak çıplak ayak daireden çıkıyorlar. Bizim dairenin yerleri laminanttır. Ancak çok fazla kaygandır. Daha öncesinde ben de annem de yere çok düştük.
Bizim evin camları bel hizasındadır ve tamamen açılabilen sürgülü camdır. Ben bundan dolayı annemin alkolün de etkisiyle camı açmak istediği sırada ayağının kayıp düşmüş olabileceğini düşünüyorum.
Bir de annem alkol içtiğinde dengesi kaybolur yere düşer. Ben annemin intihar veya başka bir şekilde düşmüş olacağını düşünmüyorum. Annem sevgi dolu bir insandır. Kimseyle kötü değildir.”