Şahsiyet diğer yapımlara ilham versin; Emmy'de ilk ve son olmasın

ASLI İZMİRLİ

asliizmirli@diken.com.tr 

Haluk Bilginer, ‘Şahsiyet’ dizisinde canlandırdığı Agah Beyoğlu karakteriyle geçen hafta pazartesi günü ABD’de düzenlenen 47. Uluslararası Emmy Ödülleri’nin töreninde ‘en iyi erkek oyuncu’ ödülünü aldı. Bir Türk oyuncunun ilk defa Emmy alması ise Türkiye’yi bir hayli heyecanlandırdı. Peki tam olarak neyi ve neden bu kadar büyük yaşadık?

Bilginer’in Uluslararası Emmy’si, toplumdaki, ödülün ilk defa kazanılmasından kaynaklı acemilik nedeniyle bir tarafın kafasını karıştırdı. Bunun sebebi, Emmy Ödülleri’nin kendi içinde dallara ayrılması.

‘Uluslararası Emmy’ ABD dışında üretilen yapımları, ‘Emmy’ ABD yapımlarını kapsıyor. Sanılanın aksine birinin diğerine üstünlüğü ise yok. Bilginer’in Uluslararası Emmy’ye giden yoldaki üç rakibi televizyon dizisi Come Home’dan Christopher Eccleston (İngiltere), Impuros’tan Raphael Logam (Brezilya) ve Beat’ten Jannis Niewöhner’di (Almanya). 

Bilginer, ‘Şahsiyet’te, diğer yapımlarda sergilediğinden geri kalmayan bir performans sergiledi. Yıllarını tiyatroya vermiş biri olarak içinde bulunduğu bir diğer yapımda öne çıkmayı başardı da denebilir. Nuri Bilge Ceylan’ın yönettiği, Cannes Film Festivali’nden Altın Palmiye Ödülü’yle dönen ‘Kış Uykusu’ filmi güzel bir örnek. Filmde, Bilginer’in canlandırdığı Aydın karakteri, derinliği ve çarpıcılığı ile en az Agah Beyoğlu kadar başarılı. Başka bir deyişle, uluslararası mecrada önem sahibi bir ödüle giden yolda hiçbir faktör tek başına öne çıkamıyor.

‘Şahsiyet’in senaryosu Hakan Günday’dan. Kendisi akla ilk olarak 2000 yılında yayınladığı ‘Kinyas ve Kayra’ romanladan geliyor. Roman, hala yeraltı edebiyatının öncülerinden. Günday aynı zamanda geçen yıl vizyona giren, Müslüm Gürses’in hayatını konu alan ‘Müslüm’ filminin de senaryo yazarlarından biri. Kısaca Şahsiyet’in senaryosu emin ellerden çıktı.

Dizinin yönetmen koltuğunda ise Onur Saylak’ı görüyoruz. Saylak’ın oyunculuk kariyeri dışında, yazıp yönettiği, yerli ve yabancı mecralarda farklı ödüllere layık görülen bir kısa bir de uzun metrajlı filmi var. ‘Şahsiyet’ ise Saylak’ın yönettiği üçüncü yapım. Kısaca ‘Şahsiyet’in yönetmen koltuğunda da usta bir isim vardı.

Oyuncu kadrosuna gelirsek, Haluk Bilginer başta olmak üzere, tüm ekip başarılı oyunculuklar sergiliyor. Özenle kurgulanmış karakterleri canlandıran seçilmiş bir kadro izliyoruz Şahsiyet’te.

Son olarak ‘Şahsiyet’, internet yayın platformu puhutv üzerinden izleyicisine ulaşarak öne çıkıyor. Öyle ki yıllarca yerli ve yabancı televizyonda izlediğimiz yavaş ilerleyen bölümler ve uzadıkça uzayan sezonlardan sonra, dijital platformlardan ulaşılan net, reklamsız, sansürsüz yapımlar bugün ilginin çoğunu topluyor.

Bir başka deyişle Bilginer, her yönden büyük emek ve detaylı çalışmanın sonucu olarak Uluslararası Emmy sahnesine çıktı. O da bunun o kadar bilincinde ki sahneye çıkıp Uluslararası Televizyon Sanatları ve Bilimleri Akademisi’ne (IATAS) teşekkür ettikten hemen sonra ödülünü paylaşmak için ekibi sahneye davet etti.

Kısaca Türkiye’yi bu kadar heyecanlandıran, kutlama havasına sokan bu ödül ciddi bir emeğin sonucu. Yıllarını tiyatroya vermiş, hem Türkiye’de hem İngiltere’de oyunculuk yapmış bir ismin Uluslararası Emmy sahnesinde muntazam bir İngilizce ile etkileyici bir konuşma yapması kesinlikle bir kutlamayı hak ediyor.

Bir Emmy Ödülü’nün en güzel yanı ödül alan oyuncuların ve yapımların görünürlüğünün artması. Öyle ki ‘Şahsiyet’in puhutv’deki izlenme oranı artışı bir haftada 20 kat. Uluslararası mecrada böyle bir görünürlük Türkiye için önemli. Bilginer’in Emmy sahnesindeki duruşu ise elbette ki üzerine biraz konuşulmayı hak ediyor.

Tüm süreç ise aslında iyi yapımlara, iyi oyunculuklara ne kadar aç olduğumuza işaret ediyor. Umarım bu ödülle ‘Şahsiyet’, bugün ve gelecekte güçlü yanlarıyla diğer yapımlara ilham verir. Böylece Türkiye için bir ‘ilk’ olan bu başarı, ‘ilk ve son’ olarak kalmaz.