Sağlık çalışanlarını temsil eden dokuz birlik, federasyon, sendika ve derneğin ortak açıklamasında emeklilik geliriyle geçinilemediği belirtilerek çalışanların maaş ve emekli aylığına etki edecek 3600-7200 ek göstergenin uygulanması ve özel hizmet tazminat oranlarının yükseltilmesiyle maaşlarda en az yüzde 150 oranında artış talep etti.
Ortak açıklamaya, Türk Tabipleri Birliği, Türk Dişhekimleri Birliği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu, Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası, Genel Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası, Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği ve Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği imza attı.
‘Açlık sınırının altında’
Emekli hekimler ve sağlık çalışanlarının da artan enflasyon ve hayat pahalılığından etkilendiği vurgulanan açıklamada şunlar kaydedildi: “Emekli hekimlerin yüzde 30’unu oluşturan BAĞ-KUR ve SSK emeklisi sağlık çalışanlarının aylığı 2 bin 500 TL’den başlamaktadır. Maalesef bu ücretler açlık sınırının da altında kalmıştır. Sağlık emek-meslek örgütleri olarak buradan tekrar belirtiyoruz, 14 Mart Tıp Bayramı’nda verilen vaatlerden bıktık. Yıllarca en zor koşullarda görevini yapan sağlık emekçilerini emeklilikte yoksulluk hatta açlık sınırının altında geçinmeye mecbur edenler gelecekte sağlıklarını tehlikeye atmaktadır.”
3 Ağustos 2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 7146 sayılı torba yasa uyarınca 1 Ocak2019 tarihinden itibaren emekli hekimlerden bazılarına aylık 1500-2000 lira tutarında ilave ödeme yapıldığı hatırlatılan açıklamada, “Sağlık çalışanlarının maaş ve emekli aylığına etki edecek 3600-7200 ek göstergenin uygulanması ve özel hizmet tazminat oranlarının yükseltilmesiyle maaşlarda en az %150 oranında artış talep ediyoruz” dendi.
‘Emekli hekimler arasında ayrım yapılıyor’
Söz konusu yasada, ilave ödemenin bütün emekli hekimlere değil sadece Emekli Sandığı emeklisi olup, makam tazminatı almayan ve emekli olduktan sonra herhangi bir sosyal güvenlik kurumu ile ilişkilendirilebilecek şekilde çalışmayanlara verilmesinin kararlaştırıldığı belirtilen açıklamada şu görüşlere yer verildi: “İlave ödemeden yararlanabilenlerin sınırlılığı ve emekli hekimler arasında yapılan bu haksız ayrım, yasanın komisyon görüşmeleri sırasında sağlık emek ve meslek örgütleri ve sendikalar tarafından dile getirilmiş ise de iktidar partilerinin milletvekillerinin karşı çıkması sebebiyle bütün emekli hekimlerin yararlanabileceği bir düzenleme yapılmamıştır. Hekimler arasında ayrımcılık uygulanmış olmasının yanı sıra diğer sağlık çalışanlarının kapsama alınması hiç düşünülmemiştir.”
‘Emekli olduktan sonra çalışmak zorundalar’
Emekli aylıklarının emsalleriyle kıyaslanamayacak ölçüde düşük olması sebebiyle sağlık çalışanları emekli olduktan sonra da çalışmak zorunda kaldığı ifade edilen açıklamada şöyle devam edildi: “Getirilen ilave ödeme miktarı emekliyi çalışmaktan alıkoyabilecek bir miktar değildir. Bu bakımdan, söz konusu ilave ödemeden yararlanmak için çalışmama şartının getirilmesi doğru değildir. Kaldı ki ülkemizde yürütülen sağlık politikası sebebiyle her geçen gün hasta sayısı daha da artmakta, bu yoğun talebe cevap verebilmek için daha çok sağlık çalışanına gereksinim duyulmaktadır. Bu nedenle, emeklilere ilave ödeme yapılması için hizmetten çekilmelerini şart koşmak mevcut çalışanların iş yükünün daha da artmasına veya çalışmayı sürdürerek olağanüstü düşük emekli maaşını almayı sürdürmelerine sebep olacaktır.
Diğer yandan, başka meslek gruplarında emeklilikte ödenen bir takım ek zam ve tazminatlar bulunmakta ancak bunlar özelde çalışmaları halinde kesilmemektedir. Emeklilikte herkes eşittir, emekliler arasında ücret farklılığı yaratılmasını gerekli kılan herhangi bir hiyerarşi veya statü yoktur. Bu nedenle, emeklilere verilecek ilave ödemede, hangi sosyal güvenlik kurumuna bağlı olarak emekli olduğuna bakılmamalı, hepsine eşitlik ve adalet ölçüsünde insanca yaşamaya yetecek emekli maaşı bağlanmalıdır.”