Ülkemizdeki Selefi hareketin varlığını alenileştirdiği için Ömerli görüntüleri muhakkak hayırlı olmuştur. Fakat bunların, bizzat düzenleyiciler tarafından paylaşıldığı düşünüldüğünde ciddi bir propaganda işlevi gördükleri de ortada. Bu yolla Musul’un IŞİD’in eline geçmesi ve burada bir “İslam devleti”, hatta “hilafet” ilan edilmesinin de etkilenen ama ne yapacağını tam olarak kestiremeyen kişilerin kazanılmak istendiği anlaşılıyor.
Lafı uzatmaya gerek yok: Irak ve Suriye’deki istikrarsızlık sürdükçe, AKP hükümeti bu iki ülkede IŞİD, El Kaide ve benzeri örgütlerin savaştığı kesimlerle (ki bunlar sadece Bağdat ve Şam’daki yönetimler değil, Suriye/Rojava’da bu tür gruplarla ölüm kalım savaşı yürüten Kürtler de söz konusu) iyi ilişki geliştirmedikçe, buna bağlı olarak ülkemiz Irak ve Suriye’ye savaşmaya giden yabancı selefiler için lojistik merkezi olma özelliğini korudukça ve tabii ki İD/IŞİD’in elinde rehin tutulan vatandaşlarımız kurtulmadıkça yükselen yeni-Selefi cihat çizgisine karşı çok fazla bir şey yapılması mümkün gözükmüyor.