Ruşen Çakır: Gül faktörünün devreden çıkacak olması AKP liderinin önüne yeni sıkıntılar çıkartabilir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Bugünkü şartlar çerçevesinde benim gelecekle ilgili bir siyaset planımın olmadığını burada paylaşmak isterim” diyerek Cumhurbaşkanlığı seçimleri süreciyle ilgili tartışmaların akışını büyük ölçüde değiştirmiş oldu. 

İlginç bir şekilde Gül bu açıklamasıyla hem kendi rahatladı, hem de Erdoğan’ın elini rahatlatmış oldu.

Ne var ki kendisinin Cumhurbaşkanı adayı olması hâlinde Gül faktörünün devreden çıkacak olması AKP liderinin önüne yeni sorun ve sıkıntılar çıkartabilir.

Bunların en başında parti ve hükümetin başına kendisinin ve Gül’ün yerine kim(ler)in geçeceğini belirlemek geliyor. Eğer Gül talip olsa, bu görevlerden herhangi birini, hatta her ikisini birden üstlenmesine pek bir itiraz gelmezdi. Şimdiyse AKP içinde bu görevlere talip olacak isimler arasında bir tür yarışa bile tanık olabiliriz.

Gül’ün kısaca “ben yokum” diye özetlenebilecek açıklamasıyla birlikte ona yatırım yapmış olan veya yapmayı düşünen kişi ve odaklarda ciddi bir hayal kırıklığı yaşanacak ve buna bağlı olarak yeni arayışlar başlayacak.

Öte yandan kendi siyasi hayatlarını Gül ile irtibatlı bir şekilde kurgulamış olan, kimisi kritik görevlerdeki bazı AKP’lilerin de onunla birlikte siyasetten uzaklaşmaları beklenebilir ki bir kısmı zaten, eğer değişmezse AKP’nin üç dönem kuralına takılıyor.

Peki buradan yeni bir siyasi hareketin temellerinin atılmakta olduğu sonucunu çıkarabilir miyiz? Gül’ün deyişiyle “bugünkü şartlar çerçevesinde” kesinlikle hayır.

Sonrasıysa tabii ki meçhul. Erdoğan’ın Köşk’e çıkması hâlinde siyasi gelişmeleri “kenardan” izleyecek olan Gül’ün kendisi istemese bile, hep bir alternatif olarak algılanması şaşırtıcı olmaz.

Ruşen Çakır’ın yazısı