Peki, şimdi mağdur kim? Mağdur bizatihi halk, yani seçmendir ama bir bakıyoruz, maşallah, seçmen hariç herkes mağdur.
Oysa mağdur’u oynamak, seçmenin artık yutmayacağı, çok demode bir rol. – Efendim bizim halk, mağdurları sever. Sever de, sahiden mağdursa sever…
Mesele şudur: İstanbul Belediyesi için 2 ciddi aday yarışıyor ama bakın, gayriciddi insanlar işi nasıl sulandırıyor. Kim oluyor bunlar?
Biz adayların projelerini dinleyeceğimize, öbürlerinin deli saçmalarıyla boğuluyoruz. Keşke o 2 aday, kol kola çıkıp dese ki:
– Bizi rahat bırakın… Sandık orada işte… Gidip oyunuzu atın, haydi yallah.