Türk tankının üzerindeki Samsunlu uzman çavuşa muhabir elindeki mikrofonu uzatarak sordu:
“İstikamet neresi?” Samsunlu Çavuş Mehmet Kuzu, doğal biçimde cevap verdi:
“Kızılelma’ya…”
Mehmetçik’in verdiği bu ilginç ve anlamlı yanıtla “Kızılelma ülküsü” Türkiye’nin gündemine oturdu.
Sevgili okurlar… ‘Kızılelma’ yüz yıllardan beri Türk Milleti’nin ülküsüdür, idealidir, ulaşılması gereken bir amaçtır, hedeftir.
Yeryüzündeki bütün Türklerin birleştikleri, nerede olduğu bilinmeyen idealist, ülküsel bir yurttur Kızılelma… Bunun eşanlamlısı ‘Turan’dır, Turan ülkesidir’.
Kızılelma’nın bir anlamı da şudur:
Osmanlı İmparatorluğu’nun zaferler döneminde, Hristiyan dünyasının merkezi olan Roma’daki kilisenin kızıl bakırdan kubbesi ima edilerek, ulaşılacak, ele geçirilecek en uzak, en son coğrafi nokta anlamına gelirdi. Roma ve Viyana kentlerine verilen simgesel bir isimdi.
Sefere çıkan Osmanlı askerlerine “İstikamet neresi?” diye sorulduğunda, askerler “Kızılelma’ya” cevabını verirlerdi.
Günümüzde ‘Kızılelma’nın savunucusu olan ve bu idealin devamını sağlayan ‘Ülkücü’ camiadır.