1969 yılında Zap Köprüsü yapmaya giderken, bir yandan da amacımız Kürtlere yönelik sosyolojik araştırma yapmaktı. Orada Kürtleri bulmuştuk, tamam. Ama bir de cabası Nasturi/Keldanilerin izini bulmuştuk. Hristiyanlığın, Kalkedonya’daki (şimdiki Kadıköy) ilk önemli yol ayrımında Patrik Nasturius kurmuştu kadim Doğu Kilisesi’ni. Sürgüne yollanmıştı Konstantiniye’den. Etkisi ta Çinlere, Hintlere kadar uzanmıştı bu kilisenin. Asuri olarak da anıyorlardı kendilerini.
İbadete ‘namaz’ derler onlar da. Akrabaları olan Mısır Kopt Kilisesi’nde hale secde devam eder ibadette. Yine akraba Apostolik Ermeni Kilisesi’nde ibadet eden, göçmen Habeşistanlılar, secde ederler orada. Nazareth Kilisesi’nde her kilisenin ayrı bir günü vardır. Ve kilisenin anahtarı, Osmanlıdan bu yana bir Filistinli ailededir. ‘Tarafsız’ unsur olarak…