Prof. Dr. Dağlı: Kenevir ottur, zararı çoktur!

Türkiye’de lif, tohum, sap üretimi ve ilaç etkin maddesi elde etmeye yönelik kenevir yetiştiriciliğini serbest bırakan kanun bugün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, “Keyif için esrar (marihuana) satılan ülkelere ürün ilk olarak tıbbi gerekçelerle sokulur” dedi.

Kenevirin kullanıldığı hastalık sayısı çok sınırlı, etkisinin kısıtlı, yan etkisinin çok olduğunu belirtti: “Asıl amaç ülkede kullanımı arttırarak serbest kullanım için kamuoyu yaratmak.”

Fotoğraf: AA

Kenevir, tıbbi aromatik ve endüstriyel bir bitki. Gövdesinden lif, tohumlarından yağ elde ediliyor. Tekstil, kağıt, plastik, mobilya sanayi, yem üretimi, eczacılık, kozmetik gibi çok geniş bir alanda yeri var. Tıbbi kullanımı Türkiye’nin de tarafı olduğu sözleşmelerde belirtiliyor. Tıbbi olmayan keyif ve eğlence amaçlı  kullanımı ülkelerin yasalarıyla sınırlandırılıyor.

Kurutulmuş çiçek, yaprak, kök ve tohumlarından elde edilen kenevir ürününe ‘marihuana’ veya ‘marijuana’, ülkemizde ‘esrar’  deniyor. Marihuana dünyanın bazı ülkelerinde yiyecek, içecek, şekerlemeler ile e-sigara gibi solunan ürünlerde kullanılıyor.

Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi, bugün yürürlüğe giren Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la ilgili “Ülkemizde lif ve tohum amaçlı üretilen kenevirde yeni bir dönem başlıyor. Artık Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) kontrol ve denetiminde tıbbi amaçlı kenevir üretimi yapılabilecek. Hayırlı, uğurlu olsun” açıklaması yaptı.  

Sağlık profesyonelleri bakan Kirişçi kadar iyimser değil, bilakis kaygıları var. Dağlı, “Dört büyük sigara firması tıbbi mariuana firması neden aldı? Ulusötesi bir sigara firması yöneticisi ‘Kenevir şirketin geleceği. Ama şimdilik tütün ve nikotin alternatifleriyle zarar azaltma uygulaması yapıp ürün değişikliği sağlıyoruz’ demiştir” dedi.

Dağlı sorularımızı şöyle yanıtladı:

Tütün endüstrisinin ‘icatlarını’, geleceğe dönük planlarını anlatır mısınız?

20. yüzyılın ilk yarısında sigara sağlıklı bir ürün gibi pazarlandı. Doktorlar hamile kadınlar, küçük bebeği olan anneleri hedef alan reklam kampanyalarında rol aldı. Sigaranın akciğer kanseri yaptığını gösteren bilimsel çalışmalar 1950’li yıllarda yayınlanmaya başlayınca sigara firmaları bu gerçeği inkar ettiler. 20 yıl boyunca toplumu yanıltan kampanyalar düzenlediler. Mızrak çuvala sığmayınca filtreli, mentollü, light, mild sigaralar piyasaya sürüldü. Hepsi zararlıydı ama toplumu ve ülke yönetimlerini kandırmak için ‘yararlı’ydı.

Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Dr Tedros Adhanom Ghebreyesus’un dediği gibi tütün endüstrisi ne zaman tehdit altında olduğunu hissetse, daha az zararlı olduğunu iddia ederek yeni bir ürün piyasaya sürer. Bu şekilde yeni bir gelir kapısı yaratır, sağlık savunucularını da bir süre daha oyalarlar. Bilimsel çalışmalar yeni ürünlerin zararlarını daha hızlı deşifre ettikçe, endüstri de yeni ürün sürümünü hızlandırdı.

Pazar paylarını genişletmek, günün koşullarına uydurmak için hangi adımları attılar?

Bu hızlı değişim 1990’ların başında izlenmeye başlandı. Endüstri Ortadoğu, Asya-Pasifik bölgelerinde sigarayla kadın nüfusunu ele geçiremiyordu. Kuzey Amerika ve Avrupa’da artık kimse kanser yapan bir ürün kullanmak istemiyordu. Karlılığını sürdüremeyeceğini anlayan endüstri sandıktan geleneksel ürünleri çıkarıp aromaya buladı. Tarihteki Osmanlı İmparatorluğunun haritasına benzer bir bölgede çok kısa sürede binlerce nargile kafe açıldı. Bu girişimcinin kim olduğu belli değildi ama işletmelerin açılma hızı ferdi ticari etkinliğe benzemiyordu. Unutulmuş Hint-Pers-Osmanlı geleneği yeniden canlanmış işletmelere nur yağmıştı. Bu mucizeyi başaran aroma katkılarıydı. İçe çekilmesi zor olan tömbeki tütünü aromalarla popüler bir ürün olmuş dünyayı sarmıştı. Artık geleneksel ve dindar kadın nüfusu için bir ürün bulunmuştu. Arabistan’da nargile kullanan kadın oranı erkekleri geçmişti. Gençler arasında da çok tutulmuştu. 

Aroma sadece nargileler için mi icat edilmişti?

Hayır. Çin’de bulunduğu iddia edilen ama 1970’li yıllarda tütün firmaları patentleri arasında bulunan pilli ürünler için de ideal bir içerikti. Bu elektronik cihazlar teknoloji meraklısı, zararlı üründen kaçınan Kuzey Amerika için bulunmaz nimetti. Sağlık savunucuları etkilerini anlayıp, ülke yönetimleri uygun kanunlar çıkarıncaya kadar tütün firmaları onlarca yıl karlılıklarını koruyacaklardı. Keza Juul isminde yüksek nikotin içerikli e-sigaralar ABD orta okul ve liselerinde durdurulamaz bir salgına yol açtı.

Prof. Dr. Elif Dağlı

1970’li yıllarda nikotinin bağımlılık yapmadığına dair ABD senatosunda yemin eden endüstri bu sefer de e-sigaraların ve ısıtılmış tütün ürünlerinin daha az zararlı olduğunu iddia ediyor, daha düşük oranda vergilendirilmelerini talep ediyorlardı. Tarih tekrarlıyordu, tehdit altındaki endüstri yeni ürünlerle karşımıza çıkıyordu.

Yoğun pazarlama kampanyaları, tüketim artışı ve pazar büyümesini sağlayan yeni ürün lansmaları, yaş ve etnik özelliklere göre tasarlanan ürünler promosyonu sürdürülüyor. Dumansız ürünlere ABD’de  yılda 8,9 milyar, günde 22,5 milyon , saatte 1 milyon dolar reklam yatırımı yapılıyor.

‘Sigara endüstrisi kenevire yatırım yapıyor’

Son ürünleri e-sigara mı olacak?

Isıtılmış tütün ürünleri ve e-sigaralar endüstrinin en son ürünü olmayacak. Endüstri bunu açıkça basında ve web sayfalarında beyan ediyor. Ülkemizde de büyük satış hacmi olan bir ulus ötesi tütün firması CEO’su “İngiliz Hükümeti 10 yıl içinde sigaraya benzinli araba muamelesi yapmalı” demecini vererek sigara satışının durdurulmasını istedi. Yine İngiliz ve Amerikan ortaklığı olan başka bir sigara firması yöneticisi “Kenevir şirketin geleceği. Ama şimdilik tütün ve nikotin alternatifleriyle zarar azaltma uygulaması yapıp ürün değişikliği sağlıyoruz” diyerek e-sigara ve ısıtılmış tütün ürününün ara geçiş ürünü olduğunu açıkladı.

Keneviri (esrar) nasıl kullanmaya hazırlanıyorlar? E-sigaralarda mı?

Endüstrinin iç belgeleri 1970 yılından bu yana üç büyük ulus ötesi firmanın kenevir  üretimiyle ilgilendiğini gösteriyor. Bu firmalardan birinin başkanı 1970 tarihli şirket içi yazışmada “Bu ürün yakın zamanda yasallaşacak. Biz olası rekabeti, olası ürünü, hükümet ilişkilerini düşünmeliyiz” demişti.

Philip Morris International 2016’da tıbbi kenevir üreten Syge Medikal isimli bir İsrail firmasına 20 milyon dolar yatırım yaptı. Altria firması 2017’de bir Cronos Grup adında bir Kanada kenevir firmasının yüzde 45’ine 1,8 milyar dolarla ortak oldu. Imperial Brands 2018’de Oxford Kenevir Teknolojileri isminde bir kenevir biyoteknoloji firmasına yatırım yaptı. 2020’de Kanada kenevir firmasına 75 milyon sterlinle yatırım yaparak kendi deyimiyle “yeni nesil ürün portföyünü genişletti”. British American Tobacco 2020’de Vype ve Vuse marka e-sigaralarında CBD ve THC aroması çalışmaları yaptığını açıkladı. Birleşik Krallıkta ‘Vuse CBD Zone’ e-sigaralarını pazara sundu.

Yine solunum cihazları satan firmanın hissedarı olan bir sigara firması 2025’e kadar botanik ürünlerine 29 milyar dolar, solunum teknolojilerine 36 milyar dolar yatırım yapacağını açıklıyor. Aynı firmanın bir kenevir şirketi olduğu düşünülürse bu iki ürünün nasıl birleştirileceğini ön görmek zor değil.

ABD’nin bazı eyaletlerinde esrar satışı serbest. Bunda sigara lobilerinin etkisi oldu mu sizce? 

Kenevir ABD’nin eyaletlerinin yarısında serbestleşti. Sürece tütün firmaları destek oldu. Klasik sigaraların satışı düşmüş, kenevir yasal olmuşken 200 milyar dolarlık bu yeni pazar endüstri için cazip hale geldi. Üretim süreci tütüne benziyor. Sarmalık sigaralarda kullanılabiliyor. Kimyasal ekstresi e-sigarada içerik olabilecek bir ürün. Dolayısıyla endüstri tarafından bulunmaz bir fırsat olarak görüldü. Üstelik endüstri markası olmuş ‘zarar azaltma’ ve ‘tıbbileşme‘ savları için de çok uygundu.

‘Tütün endüstrisi astım ilacı cihazı firması da satın almıştı’

ABD’de de serbestleşmesi, zaten bazılarının savunduğu ‘kenevir-esrar masum’, ‘ottur, zararı yoktur’ tezlerini ‘haklı’ çıkarıyor gibi oldu. Bunların zararlarını hatırlatır mısınız? 

Kenevir karmaşık kimyası olan bir bitki. İçeriğindeki delta-9- tetrahidrokannabinol ve kannabidiol birbirine zıt etki gösterir. Kenevir kullanan herkesin nörolojik sistemi aynı cevabı göstermezken, yüksek doz, uzun süre kullananlarda psikotik bozuklukların gelişmesi daha sık. Şizofreni, bipolar bozukluk gibi tam psikotik hastalık sıklığı az olsa da kullanıcıların yüzde 15-50 oranında geçici psikotik belirtiler gösterdiği izleniyor. Ailede genetik psikotik yatkınlığı olanlarda kenevirin etkileri çok daha güçlü. Kenevir kullananların trafik kazalarına karışması da daha sık. Kenevir kullananlarda kullanmayanlara göre, ölümcül kaza yüzde 37, yaralanma yüzde 96, mal zararı yüzde 41 oranında fazla.

ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) bazı kanabinoidlerin tıbbi kullanımını 1985’den itibaren kabul etti. THC içeren dronabinol kemoterapi alan kanser hastalarında kusmayı engellediği, nabilone AIDS hastalarında iştahı arttırdığı için, CBD içeren Epidiolex Lennox-Gastaut ve Dravet sendromu tedavisi için ruhsat aldı. Günümüzdeyse dünyanın çeşitli ülkelerinde kannabinoid içeren birçok preparat, farklı dozaj, form, konsantrasyonlarda kullanılıyor. Güvenlilik ve etkinlik konusunda sağlam kanıtların olmamasına rağmen bu preparatlar belirtileri yatıştırdığı gerekçesiyle alınıyor.

Tıbbi kullanım dışında kenevir (esrar) keyif için kullanılıyor. Esrar da tütün gibi sigara, puro, pipo, e-sigara ve nargileyle içilebilir,enfiye,çiğneme olarak kullanılabilir. E-sigarada ve benzeri ürünlerde esrardaki psikoaktif madde THC içeren yağlar da bulunabiliyor.

Tıbbi etkisi abartılıyor olabilir mi?

Tıbbi durumların tedavisinde kullanılan kannabinoidler konusunda yapılan 79 randomize klinik araştırmanın analizinde; kronik ağrı ve spatisitede (hareket bozukluğu) etkinlikleri için orta derecede kanıt, kemoterapiye bağlı mide bulantısı, kusmada, AIDS’ de kilo almada, uyku bozukluğu ve Tourette sendromunda etkinlikleri için düşük derecede kanıt saptandı. 

Kannabinoid verilen hastaların plasebo alanlara göre üç kat daha fazla yan etkilere maruz kaldığı bildirildi. Tıbbi kannabinoid alan hastalarca en çok bildirilen yan etkiler, baş dönmesi, ağız kuruluğu, oryantasyon bozukluğu, öfori (aşırı sevinçli, mutlu), bilinç bulanıklığı ve sersemlik.

Tıbbi neden olmadan keyif için kullananlarda kısa dönemde bilinç ve algı bozukluğu, duygu değişikliği, halüsinasyon, kusma, uzun dönemde bağımlılık, psikoz, şizofreni, depresyon, intihar eğilimi, bronşit, kalp krizi bildiriliyor.  

‘Akciğer temizlenmesini bozar’

Tütün endüstrisinin medikal esrar, soluma cihazları satın aldı. Akciğerlere direkt göndermek nasıl bir etki yapar? 

Tütün endüstrisi akciğere herhangi bir ürünü ruhsatsız gönderebileceği varsayımıyla çalışıyor. Halbuki insan vücuduna nüfus edecek her ürün güvenli olmalı. Kaldı ki yiyecek aromaları akciğeri tahriş eder. Endüstri astım ilacı cihazlarını satın alarak bu teknolojiyi tıbbi olmayan amaçla kullanmayı hedefliyor.

Marihuana (esrar) dumanı tütün dumanında bulunan toksin, tahriş edici ve kanser yapıcı maddeleri taşır. Esrar içenler nefeslerini daha derin alırlar ve uzun süre tutarlar. Sigara içicisine göre maruziyet süreleri daha uzun. Solunumla alınan kenevir mukusu arttırır. Akciğer temizlenmesini bozar, öksürük ve balgamı arttırır. Uzun süre kenevir içilmesinin kronik bronşit riskini arttırdığı gösterildi. Kenevirin tıbbi amaçlar dışında kullanımı solunum yolu hastalık risklerini de artırıyor.

Kenevirin pasif içici etkisi var mı?

Kenevir ve tütünün genç erişkinlerin solunum fonksiyonlarında birbirinden farklı etkileri var. Kenevir kullanımı hiperinflasyon ve artmış hava yolu direncine neden olur. Hava yolu tıkanıklığı veya gaz transferi bozukluğuna dair belirti göstermez. Tütün kullanımı hava yolu daralması, gaz hapsi, alt solunum yollarına akımı zorlaştırır. Kenevir ve tütün akciğerde farklı değişikliklere neden olur. Kenevirin evde içildiği durumlarda özellikle tütün kullanımı da eşlik ediyorsa çocukların pasif etkilenimin önemli olduğu bildirilmektedir.

Endüstri neden çocuklar ve gençleri hedefliyor?

İnsanda beyin gelişmesi 25 yaşına kadar sürüyor. Bu yaştan önce nikotin veya bağımlılık yapan maddeler beynin ön kısmındaki dürtü kontrolü, hafıza, karar verme merkezini etkiliyor. Biyolojik ve kimyasal değişiklik yapıyor. Böyle bir beyin ömür boyu kazanılmış bir

E-sigarayla ve benzeri yeni jenerasyon ürünlerin Türkiye’ye girişi yasak malum. Ancak göz göre bu kadar satılması, kolay ulaşılması nasıl mümkün olabiliyor? 

Yıllar içinde yaptığımız saha çalışmaları ülkemizde ruhsatı olmayan ürünlerin aleni olarak denetimsizce satışı olduğunu gösteriyor. Bu keyfiyetin bir nedeni olduğunu düşünmek gerekir.

Bilgi Notu:

*Dünyada 1,3 milyar kişi sigara içiyor. Tütün endüstrisinin kazancı 2021‘de 849,9 milyar dolar, 2022’de 867,6 milyar dolar oldu. 2030’da 1049,9 milyar dolar olacağı bekleniyor.

*Tütün ürünleri satıcının önerdiği gibi kullanıldığında müşterisinin yarısını öldüren ve hala yasal satılan tek üründür.

*20. yüzyılda 100 milyon kişiyi öldürdü. 21. yüzyılda 1 milyar kişiyi öldürecek. Tütün her yıl 1,2 milyonu pasif etkilenimden olmak üzere 8 milyon kişinin ölümüne yol açıyor.

*Küresel nüfusun yüzde 22,3’ü, erişkin erkeklerin yüzde 36,7’si tütün kullanıyor. Tütün kullanıcısının yüzde 80’i ekonomik düzeyi düşük ve orta olan ülkelerde.