Pınar Öğünç: Muhaliflerin hapsedildiği bir ortamda adil bir referandum mümkün değil

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

PEN’in hem Türkiye hem bir dönem yaşadığı İngiltere şubelerinde aktif görev yapan Kürt yazar, avukat Burhan Sönmez, bu büyük ziyaretten kısa süre önce de Uluslarası PEN’in yönetim kuruluna seçildi.

Sönmez, yazarlar, gazeteciler, tutuklu yakınları, yayıncılarla birlikte siyasileri, muhalefet temsilcilerini, uluslararası yargıçları içeren bir dizi yoğun görüşmeyi anlatıyor. Hem sorumlular nezdinde mesajlarının doğru yere gittiğini, hem de mağdurlara dayanışma dileklerinin ulaştığını düşünüyor; “Onları yalnız bırakmayacağız” diyor.

Referandum, ifade özgürlüğü çerçevesinde kendiliğinden meseleleri olmuş. 15 Temmuz sonrası PEN olarak demokratik yolla seçilmiş hükümete desteklerini iletmişlerdi ama darbe girişimi sonrası ifade özgürlüğüne dair kaygılarını da hiç gizlemediler.

John Ralston Saul, siyasilerle görüşmelerinde ısrarla şunu vurguladıklarını söylüyor: Olağanüstü hal koşullarında muhaliflerin hapsedilerek, medyaları kapatılarak söz haklarının, özgür tartışmanın kısıtlandığı bir ortamda adil bir referandum mümkün değil. “Bu koşullarda meşru bir referandumun dünyada örneği yok” diyor Ralston Saul, “Siyasi bir pozisyon aldığımız için değil, PEN olarak yüz yıldır aynı yerde durduğumuz için söylüyoruz bunu.”

Pınar Öğünç’ün yazısı