Gaslighting, bir kişinin karşısındakinin gerçeklik algısını bilinçli olarak bozmasıdır. Sessiz ama etkili bir psikolojik manipülasyon ve güç oyunudur.
(…)
Bugün kullanılan yöntem tam olarak budur. Gerçek değiştirilmez, senin gerçeği algılama biçimin çarpıtılır.
Fakat bunu sadece yakın çevrenizdekiler yapmaz. Siyasal iktidarlar ya da güçlü politik aktörler de toplumun yaşadığı gerçekleri inkar ederek insanları kendi algılarından şüpheye düşürebilir. Gerçekler çarpıtılır, olmayan başarılar abartılır, sorumluluk başkalarına yüklenir. Zamanla insanlar gördüklerine değil, kendilerine söylenene inanmayı öğrenir.
Bu yöntemle amaç, gerçeği çözmek değil, gerçeği tartışılmaz hale getirmektir. Buna political gaslighting, yani politik alanda uygulanan sistemli bir algı çarpıtması denir.
Bu, toplumu ikna etmekten çok, kafasını karıştırarak sorgulama gücünü felç eden bilinçli bir manipülasyon biçimidir. Yaşanan yoksulluğu inkar edip insanlara “Çıkar cebindeki telefonu” demek, hukuksuzluğu görmezden gelip “Burası hukuk devleti” diye ısrar etmek politik bir algı çarpıtmasıdır.
Milyonlarca seçmeni yok sayıp azınlık ilan etmek de öyledir.
Aslında gerçek değişmez, sadece inkar edilir. Amaç ikna etmek değil, insanların aklından şüphe etmesini sağlamaktır. İşte buna gaslighting denir.