
Etki Yatırımı Platformu’nun (Etkiyap) kurucusu ve icra kurulu başkanı Şafak Müderrisgil, dünyada etki yatırımlarının arttığını belirtirken, Türkiye’de Avrupa Birliği (AB) ortalamasının altında kaldığını söyledi. Müderrisgil, “Paydaş kapitalizmi artık sermayedar kapitalizminin yerini almışa benziyor” dedi.

İklim gazetesine konuşan Müderrisgil, Covid-19 krizinin paradigma değişikliği yarattığını, küresel sağlık kriziyle devletlerin tek başına mücadele etmesinin mümkün olmadığının görüldüğünü, bu denli büyük krizlerde, paydaşların bir araya gelerek işbirliğiyle soruna çözüm getirilebileceğinin anlaşıldığını kaydetti.
“İklim krizi nedeniyle yıllardır konuşulan paydaş kapitalizmi artık sermayedar kapitalizminin yerini almışa benziyor” diyen Etkiyap’ın kurucusu, artık yalnızca karlılık odaklı şirket kavramının ortadan kalktığını ifade etti.
Müderrisgil, şirketlerin performansında elde ettikleri finansal kar ve yönettikleri risklerin yanında, sosyal ve çevresel bağlamda yarattıkları ölçülebilir pozitif etkilerin de arandığını belirterek şunları söyledi: “Veriye ve kanıta dayalı ölçümleme ile şirketin sürdürülebilirlik olgusuna katkı verdiği ölçüde değer kazandığı bir sisemin içindeyiz artık. Bu sistem dahilinde, tüm ezberler bozuluyor, kurallar yeniden yazılıyor, standartlar değişiyor. Bu yeni sisteme uyum sağlayamayan zaten kalıcı olamayacak.”
Hacim 1 trilyon dolara yaklaşıyor
Müderrisgil, Birleşmiş Milletler’in 2015’te Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını (SKA) ilan ettiğinde etki yatırımı hacminin 30.2 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu, hacmin 2019’da 505 milyar dolara yükseldiğini dile getirdi.
Etkiyap’ın kurucusu, geçen yılın ilk yarısında yayınlanan Küresel Etki Yatırımcılığı Ağı raporunda, yatırımların 715 milyar doları bulduğunun belirtildiğini aktardı.
Müderrisgil, etki yatırımlarına dair bir de örnek verdi: “SKA’dan herhangi biri ile bağdaşmayan bir yatırım etki yatırımının konusu olamaz. Örneğin, siz bir enerji yatırımı yapmak istiyorsunuz; yenilenebilir enerji kaynaklarını, rüzgar ya da güneşi baz alan bir enerji santrali projesi etki yatırımı ile fonlanabilirken, bir termik santral projesi etki yatırımına konu olamaz. Termik santralin işlemesi için gereken yakıt türü kömürdür. Fosil yakıt türlerinden olan kömür doğrudan iklim değişikliğinin oluşmasında etkendir. Kömür ile çalışacak bir termik enerji santrali projesi iklim değişikliği krizini gideren değil, daha da körükleyen ve SKA’dan 13’üncü Amaç’la bağdaşmayan bir yatırımdır.”
Türkiye’de ortalamadan az
Etkiyap’ın kurucusu, etki yatırımının Türkiye’de çok yeni ve gelişmekte olan bir konu olsa da ilginin her geçen gün arttığını ve öneminin anlaşılmaya başladığını söyledi.
Müderrisgil, genç ve dinamik demografik yapı, giderek büyüyen girişimcilik ekosistemi, gelişen sosyal girişimcilik ağı ve kolaylaştırıcı ortamların birer fırsat olarak sayılabileceğini belirtirken, etki yatırımı kavramının yeterince bilinmemesi nedeniyle arz ve talepte etki yatırımı bilincinin düşük olduğu gözlemlendiğini aktardı.
Müderrisgil, şöyle devam etti: “Risk sermayesi fonları, melek yatırımcılığı, start-up gelişimi halen AB ortalamasının altında seyretmekte. Kredi arzında etki taahhüdü ve ölçümü istenmemesi bir başka kayıp. Geleneksel yatırımcı nezdinde de talebi artırıcı ve farkındalık yaratacak aksiyonlara ihtiyaç var.”