Özlem Yalım: Bilgi çağı önce bizi hasta ediyor sonra sağlığı bize pazarlıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Çağımızda, bilgi, haber, veri gibi kavramlar asıl güç odaklarını oluşturuyor. Bu güç iyi ellerde güzel sonuçlar yaratabilirken, çıkarcı ve gücüne güç katmak isteyenlerin ellerinde ise bir silaha dönüşüyor. Bu da bilgi çağının kötü ve zorlu yanı.

Bir veriye müdahale etmek, onu çarpıtmak, asılsız bir haberin yayılmasını sağlamak veya tam tersine bir haberi, bir bilgiyi veya veriyi engellemek, bunların içeriğini değiştirmek bu güç oyununun en güncel yöntemleri ve akıl almayacak kadar yaygınlar. Bahsettiğim şeylerin tümüne dezenformasyon deniyor. Bu konu çok önemli çünkü, günümüze kadar insan gücü, eli, aklı ile yapılan bu eylemlerin tümü artık iyiden iyiye yapay zeka ile yapılıyor ve maalesef yapay zeka sandığımız kadar akıllı ve iyi niyetli değil.

Yapay zekanın aklı çevrimiçi veri kadar uzun, zekası ise algoritmalar kadar pratik ve derinliği onu yaratan yazılımlar kadar.

Bir şey nicel olarak çoklaşınca nitelik olarak kuşkusuz zayıflıyor. Üstelik artık yapay zeka ile bina inşa etmek, nesne üretmek, kitap yazmak, sanat yapmak, hemen hemen her şey daha kolay, daha hızlı.

Yavaşlığın kitabını yazan Kundera, hızın unutmakla ilişkisinden dem vurur. Hızlı olmak yüzeysellik, geçiştirmek ve bir bakıma unutmak demek. 

İnsanın tüm bu karşılaştığı teknolojilere, bilgi çokluğuna, hıza karşılık -belki de bir savunma mekanizması olarak- her zamankinden daha fazla kendine, iç dünyasına döndüğünü fark ediyor musunuz?

Şimdi ürünler en çok akıl sağlığımıza, mutluluğumuza, bireysel öz güvenimizi kazanmaya yöneliyor.

İçinde bulunduğumuz bilgi çağı önce bizi hasta ediyor sonra sağlığı bize pazarlıyor. Önce kendimizi çirkin, yetersiz, şişman, kırılgan, başarısız hissettirip sonra bunları tamir edip iyileştireceğini vaat eden ürünleri ve hizmetleri bizlere sunuyor.

Özlem Yalım’ın yazısı