Asgari ücretli yılda bir kez aldığı zamla nasıl geçinecek? Bu sorunun cevabi henüz verilemedi. Kiraya, elektrik, su, doğalgaz ki kış kapıda zam üstüne zam… Vergi dilimindeki adaletsiz dağılımda eklenince, maaşlar eriyip gidince ki çok kazanandan az, az kazanandan çok alınan vergi dağılımındaki adaletsizlik de önlenemezse, asgari ücretli vatandaş bu kadar ekonomik sıkıntı içinde ne yer? Ne içer? Nasıl yaşar?
Vatandaşın tek derdi evine bir lokma ekmek götürebilmek, ailesini geçindirebilmek ve insanca bir yaşam düzeyine sahip olabilmek. Bunu gerçekleştirebilmek çok mu zor… Elbette değil.
Eşit, adil ve herkese gelirine göre vergi dağılımı ve enflasyon karşısında ezdirilmeyen maaşla, açlık ve yoksulluk sınırı altında bir yaşama mecbur bırakılmayacak bir gelecek inşa edebilmekle mümkün…
Çocukluğumun ve gençliğimin en önemli yazarı olan Yaşar Kemal’in eseri: İnce Memed romanındaki ilgili bölümdeki “Değirmenci dayı”nın şu sözleri yaşanılanları hatırlatıyor: “ Bu nasıl çark ulan. Buğday bizim, ezilen biziz. Un olan biz, aç kalan biziz. Kim ulan bu doymak bilmeyen soysuz.”
Romandaki “Değirmenci dayı”nın dile getirdiği gibi, doymak bilmeyenin yasal engellerle iştahının kesileceği, dar gelirli ve asgari ücretliyi, açlık ve yoksulluğa mecbur bırakılmayacak bir yaşamın inşa edilmesi dileğiyle….